Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı

Ney-i bezm-i gamem ey mâh ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cisminde hevâdan gayrı

Perde çek çehreme hicrân günü ey kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikâdan gayrı

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

Yetti bîkesliğim ol gâyete kim çevremde
Kimse yok çevrile girdâb-ı belâdan gayrı

Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Komadı hiç imâret bu binâdan gayrı

Bezm-i aşk içre Fuzûli nice âh eylemeyem
Ne temettu' bulunur bende sedâdan gayrı .

 ----------------------------------------------------

(Fe'ilâtün/Fe'ilâttün/Fe'ilâtün/Fe'ilün)

1. Senin mahallende (köyünde) belâdan başka bir şey elde ettiğim yok. Aşkının yolunda yok olmaktan başka bir maksadım yok.
2. Gam meclisinin neyiyim. Ey ah! Kuru cismimde heva ve he­vesten başka ne bulursan yele ver, yok et
Fuzûlî, zayıflamış vücudunu neye benzetmiştir. Heva kelimesi tevriyelidir. Kuru bir kamış olan neyin içinde nasıl sadece hava, yani ney­zenin nefesi varsa, Fuzûlî'nin de ney gibi kuru vücudunda aşk ve arzu­dan başka bir şey yoktur. Âh, hava, yel kelimeleriyle ihamı tenasüp sa­natı yapılmıştır.
3. Ey kanlı gözyaşını! Ayrılık günü yüzüme perde çek de gözüm o ay yüzlüden başka kimseyi görmesin.
4. Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, etrafımda belâ burgacın­dan başka dönen kimse yok.
Birinin çevresinde dönmek (çizginmek) bir deyim olup o kimse­nin etrafında kendisiyle ilgilenenlerin bulunmasıdır. Fuzûlî'nin etrafında dönen girdaba benzettiği belâlardır. İnsan suda girdaba yakalanırsa boğulur. Fuzûlî hem yalnızlığını, hem de belânın içinde bo­ğulup kaldığını söylüyor. Girdab ve dönen kelimeleri birbiriyle ilgilidir.
5. Bana gönül ateşinden başka kimse yanmaz. Sabah rüzgârın­dan başka kapımı açan kimse yoktur.
8. Ey dalga! Gözümün yaşı üzerindeki kabarcığı bozma. Çünkü gözyaşı seli bu binadan başka hiçbir imaret bırakmadı.
İmaret, yapı, bina demektir, özellikle yoksullara yemek dağıtılan aş evine denir ki, genellikle üzeri kubbeli olur. Fuzûli, gözyaşı selinin üzerindeki kabarcığı şekli yuvarlak olduğu için imarete benzetmiştir. Beyitte gözyaşı seli, bayındır bir yer bırakmadı, her yeri yıktı anlamı ile birlikte yoksulara yemek dağıtılan imaret kelimesini de kastederek tevriye yapılmıştır.
7. Fuzûli! Aşk meclisinde nasıl ah etmeyeyim. Neyde sesten baş­ka ne fayda bulunur.
Bu beyitte de Fuzûlî kendisini neye benzetir. Neyin insana faydası yalnızca sesiyledir. Ney gibi Fuzûlî'nin de aşk meclisinde ettiği ahdan başka kimseye bir faydası yoktur. Meclis, ney, seda kelimele­riyle tenasüp sanatı yapılmıştır.

Powered by OrdaSoft!