"Türk edebiyatı tarihinin en büyük âlimi Prof. Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar."
     Dede Korkut Kitabının değerini ifade etmek için bundan daha güzel bir söz bulmak mümkün değildir. Gerçekten Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının en büyük abidelerinin Türk dilinin en güzel eserlerinin başında gelir.
     Dede Korkut Kitabının bu yüksek değeri onun mahiyetinin tabii bir neticesidir. Dede Korkut bir millî destandır. Milli destanlar, taşıdıkları vasıflar dolayısıyla, bağlı oldukları dil ve edebiyat sahaları içinde daima müstesna bir yer işgal ederler.
     Türk Dil Kurumu, Bayburt Valiliği, Bayburt Üniversitesi ve UNESCO tarafından Bayburt’ta düzenlenen sempozyum 25 Nisan’da başladı. Sempozyum’da yapılan konuşmalar sonunda katkıda bulunanlara ödül verildi.
     Dede Korkut’un üçüncü nüshasını diğerlerinden ayıran en önemli özelliğinin ise diğer nüshalardan farklı olarak içerisinde 13. hikayenin yer alması gösterildi. Bilindiği gibi Dede Korkut kitabında 12 hikaye yer almaktaydı. Daha önce Dresden ve Vatikan nüshaları bilinen Dede Korlut'un bu en eski nüshasının Kazakistan'da bulunduğu ve "Türkistan Nüshası" olarak adlandırılacağı öğrenildi.
     Herbir hikayede bir Türk boyunun ve Türk kahramanının anlatıldığı Dede Korkut’un 13. hikayesinde Salur Kazan’ın Ejderhayı öldürdüğü boyu da anlattığı iddia edildi. Kamuoyuna henüz duyurulmayan gelişmenin sempozyum bitiminde ilan edilmesi bekleniyor.