░   Kırgızistan'ın Türk dünyası başkenti Oş kentinde bu yılın sonuna kadar sürecek olan etkinliklerin resmi açılış töreni yapıldı.
     Ülkenin güneyindeki Oş kentinde Ahmatbek Suyunbayev Stadı'nda gerçekleştirilen törenin açılışını Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov yaptı. Törene, bakanlar, milletvekilleri, diplomatik misyon temsilcileri, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ile İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) temsilcileri, Türk dünyasının çeşitli bölgelerinden misafirler katıldı.



     Cumhurbaşkanı Ceenbekov, burada yaptığı konuşmada, Türk dünyasında özel bir yere sahip olan güneydeki büyük şehrin "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edildiğini hatırlattı. Çok uluslu Kırgızistan halkı için, TÜRKSOY'un bu kararının kültürel ve politik öneminin büyük olduğunun altını çizen Ceenbekov, "Bugün Türk dünyasının bayrağı, Kırgız göklerinde, Oş topraklarının üzerinde gururla dalgalanıyor. Açılış törene dünyanın yirmiden fazla ülkesinden gelen konuklar iştirak ediyor. Buraya katılanların arasında Türkiye, Azerbaycan, Bosna, Kazakistan, Makedonya, Rusya, Sırbistan, Türkmenistan, Özbekistan’dan temsilciler de var." dedi. Türk dünyasının usta sanatçılarını buluşturan Oş şehrine dünyanın 20 ülkesinden misafir geldiğini belirten Ceenbekov, Oş şehrini Türk dünyası kültür başkenti olarak ilan eden TÜRKSOY'a minnettar olduklarını ve kardeş ülkelerin bu desteğini takdir ettiklerini söyledi. Ceenbekov, Oş kentinin tarihi önemine değinerek "Kültürün, manevi değerlerin, barışçıl fikirlerin, barış ve birliğin, kültürel çeşitliliğin ve hoşgörünün korunması insanlığın temel görevidir. Bu kutsal görevi antik Oş kentimiz yerine getirmektedir." ifadesini kullandı.
     Oş’un bölgede değil aynı zamanda küresel ölçekte de önemli bir ticaret, sosyo-ekonomik ve kültürel merkez haline geldiğine işaret eden Sooronbay Ceenbekov, “Oş şehri, çeşitli siyasi sistemlerin, kültürlerin, dini mezheplerin yanı sıra Doğu ile Batı arasındaki etkileşimin merkezi. Antik çağlardan beri bir çatışma ve medeniyetlerin sentezi olmuştur. Oş, farklı kültürlerin ve medeniyetlerin modellerinde ustalaştı, bölgedeki yayılmalarına katkıda bulundu. Oş, kutsanmış peygamber Süleyman'ın izlerinin kaldığı, kutsal bir topraktır. Ünlü Babur'un yaşadığı ve çalıştığı kutsal şehir. Hikayesi, ünlü kral Süleyman'ın adıyla yakından bağlantılı. Antik kentin tarihinde, Timurlu hanedanının evladı olan Zahireddin Muhammad Babur'un geçim kaynakları ile çok önemli bir yer işgal edilmiştir. Oş'u, sonsuzluk cenneti bahçelerinin yayıldığı tarif edilemez bir güzellik şehri olarak nitelendirdi. Burada ölümsüz eseri Babur-Adı'nı yarattı.” ifadelerini kullandı.
     Oş’un Büyük İpek Yolu'nun ana atardamarı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, “İpek Yolu üzerinde büyük bir alışveriş merkezi olarak bilinen Oş, içinden geçen kervanları batıya doğu ile bağladı. Şehrin Büyük İpek Yolu'nun kavşağında yer alması politik, ticari, ekonomik ve kültürel rolünü arttırdı. Oş pazarları ve kervansarayları uzun zamandır bilinirlikleri ve misafirperverlikleri ile ünlüdür. Farklı kültürleri ve etnik grupları birleştirip bir araya getiren kentimiz, Doğu ve Batı arasında bir köprü görevi gördü.
     Atamız Cömert Manas'ın adı da, Oş şehri ile ayrılmaz bir biçimde bağlantılı. Manas Destanı’nda, Oş, Andijan, Aksı, Özgön kentlerinin adlarını, Alay, Kara Kulca ve diğer yerlerin adlarını sık sık buluyor ve bu da sözlerimizi doğruluyor.” şeklinde konuştu.
     Antik Oş’un Orta Asya'nın gelişmiş şehirlerinden biri olduğunu dile getiren Ceenbekov, şehir tarihi ülke tarihiyle bağlı olduğunu ve şehrin kaderi her zaman halkın kaderi ile uyumlu olduğunu söyledi.
     Kentin gelişimindeki tarihsel dönüşüm Sovyet döneminde geldiğine vurgu yapan Devlet Başkanı, “El sanatları ve çalılar şehri olarak bilinen Oş, büyük bitki ve fabrikalar kentine dönüştü. Tekstil endüstrisi ve makine mühendisliği dinamik olarak gelişti. Sosyo-kültürel altyapı değişti. Eğitim ve kültür kurumlarının sayısı arttı. Yükseköğretim kurumları, profesyonel tiyatroları, filarmoni bir toplum, sinemalar açıldı. Oş, sosyal biyografisini değiştirdi ve endüstriyel bir metropol oldu. Günümüzdeki Oş idari-politik, ekonomik, bilimsel, eğitimsel, manevi, tarihi ve kültürel bir merkezdir. Son yıllarda, ülke genelinde olduğu gibi, Oş şehrinde da girişimcilik yeniden canlandı, turizm ve ticaret gelişiyor. Yollar tamir ediliyor, yeni sosyal tesisler, okullar, köprüler inşa ediliyor. Antik kentimiz bir dostluk, uyum, barış ve refah şehridir.
     “Oş şehri aynı zamanda dünyaca ünlü yazar, hümanist, filozof, ünlü ülke vatandaşımız Cengiz Aytmatov'un adıyla da ilişkilendirilmiştir. Küçük Cengiz’in çocukluğu bu kentte geçti.” ifadelerine yer verdi.
     Her kentin kendine özgü bir sembolü olduğuna vurgu yapan Ceenbekov, “Eski Oş'un simgesi, kutsal Süleyman Dağı'dır. 2009 yılında, Süleyman Dağı UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi olarak tanındı ve Dünya İnsanlık Maddi Olmayan Miras Listesi'ne dahil edildi. Dünyada “Kutsal Dağlar” olarak kabul edilen sadece üç alan var ve bunlardan biri de Süleyman Dağı’dır. Süleyman Dağı, yalnızca Kırgızistan halkının değil aynı zamanda tüm dünya halklarının kutsal bir kültürel mirası ve gururu.
     Ev sahibi Oş Vilayet Hakimi Taalaybek Sarıbaşev, TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov ve Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un konuşmasının ardından Kırgız milli marşı okundu.
     Törendeki gösterilerde Oş'tan çıkan tarihi şahsiyetlerin, yöneticilerin yanı sıra şehrin mücadele yılları içindeki gelişimi konu anlatıldı.
     Çok sayıda kişinin katılımıyla yapılan gösterilerde milli kostümler, atlar, ses ve müzik gösterileri sahnelendi.
     Törende ülkenin ünlü isimlerinden Roza Rımbayeva'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı sevilen eserlerini seslendirdi.
     Oş şehrinin Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi dolayısıyla yapılan tören, havai fişek gösterisiyle sona erdi.

Kaynak: kabar.kg