Özbekistan
░   Buhara'nın Vabkent ilçesindeki Çeşme-i Eyyub türbesi kapısından 8 yıl önce çalınan tarihi çini yerine iade edildi.
     Tarihe bir göz atacak olursak 9 ve 10. asırlarda Meveraünnehir'de ilim, irfan ve manevi  değerlerin yükselişini görürüz. Bu devir "doğunun yükselme çağı" olarak kabul edilmektedir.
     13. Asrın başında Maveraünnehir, Horasan ve Harezim'i viraneye çeviren Moğolların  saldırılarıyla yükselme devri kültürünün gelişmesine ağır darbeler vuruldu. Şehirler ve kasabalar, saraylar ve abideler, su yolları ve köprüler viran oldu. Alimlerden ve avamdan çok sayıda insan kırılıp gitti. İlim adamlarından ve halktan canlarını kurtarabilenler başka diyarlara göç ettiler. Moğol istilası döneminde irtifa kaybeden Orta Asya Türk medeniyetinin bazı alanları daha sonra, özellikler Timurlular ve Şeybaniler devrinde yeniden yükselmeye başladı. Harabeye dönen şehirler canlandırılıp yeniden kuruldu. Tarihi dokuya uygun mescid, medrese, dergah ve türbeler inşa edildi.
     Tarihi Buhara'dan geçen kervan yollarının kavşağında bulunan bugünkü Vabkent ilçesinin Hargöş ve Hayrabad köyleri arasındaki tarihi mezarlığın yanında inşa edilmiş olan ve  bugüne kadar ayakta kalan "Çeşme-i Eyyub" türbesi de bu devirlerin önemli mimari  eserlerinden biri olarak kabul edilir.
     Türbenin "Çeşme-i Eyyüb" olarak adlandırılması da tarihi bir hadiseye dayanmaktadır: Burada yer altından çıkan şifalı su kaynağı övülerek Eyüp (AS) adı ile anılmıştır. Rivayete göre Eyüp (AS) Buhara'ya gelmiş; asasını vurduğu yerden bu pınarın suları çıkmıştır. Bu sebepledir ki bu suya "Çeşme-i Eyyub" adı verilmiştir.
     Çeşme-i Eyyub türbesine M.S. 1017 yılında vefat eden hadis âlimi Ebu Sa'd Harcuşi defn edilmiş. Tarihi bilgilere göre bu türbenin yanında bir mescid ve bir de dergah varmış. Halkın bu âlime olan sevgisi sebebiyle vefat edenler bu civara defn edilmiş ve burada bir mezarlık kurulmuş.

Çeşme-i Eyyub

     Türbe asırlar boyunca çok kez yıkılıp yağmalanmış. Özellikle Sovyetler Birliği devrinde iyice unutulup terk edilmiş.
     Geçen 800 yıllık tarihi devir "Çeşme-i Eyyub"u epeyce hırpalamış, abidenin yalnız taç kapısı ve ona bitişik bir duvarı kalmıştı. İşte bundan 8 yıl önce restorasyon bahanesiyle bir grup kişi Vabkent'e gelmiş, o taç kapı üstündeki çiniyi çalmıştı. Geçen yıllar içinde Özbekistan güvenlik görevlileri söz konusu çiniyi çalan kişileri
yakalamış, hırsızlar mahkemeye sevk edilerek cezalandırılmıştı.
     2011 Yılının yaz aylarında Z.G. tarafından gönderilen işçilerin yardımıyla taç kapı  üzerindeki "Peygamber (AS) buyurdular: 'Önceleri size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık onları ziyaret edebilirsiniz.' Bu bina hicri 635 yılında kuruldu" diye Arap  harfleriyle yazılı çinilerin "635" yazılı kısmı çalınıp abideye zarar verilmişti.
     Restorasyon bahanesiyle gelinip çalına çininin Taşkent'te A.A. ya verildiği öğrenildi. Daha sonra çini, Türkiye'deki kimliği belirlenemeyen bir şahsa satmak üzere Özbekistan Hava Yollarında görevli I.A. tarafından ülke dışına çıkarılmış. "Çeşme-i Eyyub" abidesinin çalınan çinisi Almanya üzerinden İngiltere'deki "Mayfair" galerisine gönderilerek 2017 yılında satışa çıkarıldı.
     Özbekistan hükumetinin araya girmesi sonucu çini Özbekistan'a iade edildi. Halen Özbekistan Devlet San'at Müzesinde koruma altına alınan dünyayı dolaşan çininin asıl yerine konulması planlanıyor.
     Özbekistan yüksek Meclisi üyesi Kadir Cöreyev'in gayretleri sonucu "Çeşme-i Eyyub" türbesi ve çevresinin 2017-2018 yıllarında yeniden imar edilmesi mümkün oldu. Bu tarihi mekanın, Devlet Turizm Komitesi tarafından Özbekistan'ın tarihi ve turistik yerleri listesine alınması da planlanıyor.
     UNESCO Milli komitesi ve Özbekistan Kültür Bakanlığı da bu abidenin "Büyük İpek Yolu Dürdaneleri" listesine alınması için çalışmalar yapılıyor.
     Geçen günlerde Hayrabad köyüne bir gezi düzenlendi ve Hayrabadlı yaşlılarla sohbet edildi. Hayrabadlılar, tarihi çininin geri getirilmesinden ve suçluların cezalandırılmasından memnuniyet duyduklarını ifade ettiler. Çininin asıl yerine konulmasının da "nur üstüne nur" olacağını belirttiler.

Haber: Mahıgül Abdullayeva
(Özbekistan Haberler Ajansı)