░  Konya'nın yetiştirdiği önemli kültür adamlarından Feyzi Halıcı vefat etti. Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir süredir İstanbul'da tedavi gören Halıcı, 93 yaşında ebediyete irtihal etti. 
     Halıcı, Türk sanat müziği sanatçısı Ahmet Özhan tarafından yorumlanan ‘Günaydınım, Narçiçeğim, Sevdiğim’ şarkısının söz yazarıdır. Şair Behçet Kemal Çağlar ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da yakın arkadaşıydı. Yazdığı şiirinde sevgiliye, ‘Günaydınım, Narçiçeğim, Sevdiğim’ demişti. Bu muhteşem şarkının söz yazarı ünlü şair Feyzi Halıcı, 20 gündür yoğun bakımda tedavi görüyordu ve solunum yetmezliğinden dolayı 93 yaşında vefat etti.
     Mevlâ rahmet eyleye...
     1924 yılında Konya'da doğan Feyzi Halıcı, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesinden mezun oldu. Bir süre ticaretle uğraştıktan sonra Çağrı dergisini çıkardı. 1968 yılında Konya senatörü seçildi ve bir süre bu görevi yürüttü. "Fezai" mahlasıyla Yedigün ve Çınaraltı dergilerinde şiirler yazdı. Milletlerarası sempozyumlara da katılan Halıcı, hayatı boyunca birçok eser kaleme aldı. O eserlerden bazıları "Bir Aşkın Şiirleri, Masmavi, İstanbul Caddesi, Günaydın, Dinle Neyden, Gecenin Bir Yerinde İki Ceylan, Selçukya'da Aşk, Bizim Şairler, İstanbul ve Fetih Şiirleri, Saz Şairlerinin Diliyle Atatürk"tür.
İşte bir Feyzi Halıcı yazısı ve bir şiiri:

AŞIKLAR BAYRAMI                              

 

Feyzi HALICI


    Ardanuçlu Aşık Efkari Baba'nın ''Fatma nene tavuğa taş atma nene''li türküleri, Posof'lu Aşık Müdami'nin aruz vezinli telaffuzu bile müşkül şiirleri, Sefil Selimi'nin Anadolu duruşlu posbıyıkları, Çobanoğlu'nun Kiziroğlu Mustafa Bey koçaklamaları geride kaldı. Birer tatlı hatıra olarak. Aşık Mehmet Ağa'nın, Gufrani'nin, Aşık Sem'i'nin ruhları şad edildi, hatıraları yad edildi.
     Konya Turizm Derneği bir tarih şuuru içinde Turizm icap ve imkanlarına uygun olarak, özellikle halk sanatım, edebiyatını ve folklorunu halkın katına başarı ile çıkardı. Konyalı hemşehrilerimiz gerçek halk sanatının en taze örneklerini, gerçek halk sanatçılarının sazlarından, sözlerinden bol bol dinlediler ve memnun olarak salondan ayrıldılar.
     Türkiye ölçüsünde ilk olarak turizm derneği tarafından bir Aşıklar Bayramı düzenlendi. Dernek yöneticilerinin bu düşüncelerini gerek Milli Eğitim Bakanlığı, gerek Turizm ve Tanıtma Bakanlığı ilgilileri büyük bir memnuniyetle karşıladılar, her türlü ilgiyi gösterdiler. Şehrimizde de bu mübarek şehrin turizmine gerçekten gönül vermiş kişiler ve müesseseler derneğe her bakımdan yardımcı oldular. Konya Valiliği, Ordu Komutanlığı, Konya Belediyesi, Konya Zahire Odası, Ticaret Odası, Milli Eğitim Müdürlüğü, Mevlana Müzesi Müdürlüğü, Kitaplık Müdürlüğü, bayramın manalı ve güzel bir şekilde sonuçlanmasında söz sahibi oldular.
     Jüri, yurdumuzun tanınmış sanatçılarından, folklor uzmanlarından kuruluydu. Harici memleketlerde oldukları için Behçet Kemal Çağlar ve Ahmet Kutsi Tecer şehrimize gelemediler. Buna rağmen Ankara Radyosu'ndan Osman Özdenkçi, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi sahibi İhsan Hınçer, Milli Eğitim Bakanlığı Folklor Enstitüsü Müdürü Cahit Öztelli, İstanbul Radyosu'ndan, Halk Türküleri ve Folklor Uzmanı Sadi Yaver Ataman, Halkiyatçı ve Kars Turizm Derneği Başkanı Fahrettin Kırzıoğlu jüri'de yer aldılar. Bayram üç gün müddetle bir heyecan kasırgası içinde cereyan etti. Jüri dahi kararını güçlükle verebildi. Dinleyiciler ve sanatçılardan bir kısmı için bazı karar1ar sürpriz olarak karşılanmış olabilir. Türkiye ölçüsünde ilk olarak böyle bir bayram düzenlendiği için yarışma şartlarında cidden bazı açıklar olabilir. Mesela "profesyonel sanatçılar ve şairler yarışmaya giremezler, fakat programa iştirak edebilirler'' deseydik daha iyi olurdu.
     Önemli olan şu: Hemşehrilerimiz bayramı candan benimsediler. Tarlaya ekilen tohum tuttu demektir. Gelecek yıl ki bayram için şimdiden müracaatlar, bu bayramı göremeyenler arasında hayıflananlar, üzülenler var. Anadolu'nun gerçek halk sanatçıları ve saz şairleri de bayramı olumlu karşılayıp, jürinin kararına saygılı kaldılar. ''Tecrübelerimiz arttı'' ''usta şair abilerimizle tanıştık'' diyenlerin yanı sıra ''gelecek yıl mutlaka kazanacağım, göreceksiniz ağabey'' diyen şairler de çıktı. Gönül dernek olarak halk sanatının örnek temsilcilerine daha çok yararlı olmak, her sanatçının eserini, ayrı ayrı değerlendirmek isterdi. Neyleyelim ki, maddi imkanlar elvermedi. Elverdiği kadarını da aşıklar hoş gördüler.
     Gerçek sanatın beşiği Mevlana diyarından halk şairlerimiz tatlı hatıraların yanı sıra, sanat kabiliyetlerine yeni bir güç, yeni bir kişilik katarak ayrıldılar. Sanatçı olmanın, takdir edilmenin mutluluğunu bol bol duydular, yaşadılar.
     Türkiye'mizde ilk olarak güçlü ve iddialı bir bayramı tesis etmenin ve yıllar boyu yaşatma azminin peşin sorumluluğunu ve acı tatlı vebalini Turizm Derneği gururla yüklendi. Turizme cidden inanmış ve gönül vermiş müesseseler ve iyi insanların yanı sıra, aydın hemşehrilerimiz de bayramı kıymetli varlıklarıyla manalandırdılar, renklendirdiler. Kıymetli basın mensuplarımız her vesile ile bayramın önemini belirttiler. Sağ olsunlar, var olsunlar, Aşıklar Bayramı bir gelenek halinde her yıl tekrar edilecek... Darısı gelecek yıl'a ve yıllara....

 
Çağrı Dergisi, Kasım 1966 - Sayı 106 



DUA

Yükselir semaya doğru ellerim
Mavi gecelerin seher vaktinde
Hakka kanat açar hep emellerim
Mavi gecelerin seher vaktinde

Kaybolur kederim kaybolur ahım
Gözümden yaş olur akar günahım
Bana daha yakın olur Allahım
Mavi gecelerin seher vaktinde

Bakışlarım yanar yanar tutuşur
Parlarken semada bir ilahi nur
Gönlüm dile gelir,gönlüm konuşur
Mavi gecelerin seher vaktinde

Bir ince duyarlık,içten mutluluk
Gönüller niyazda, ne ses ne soluk
Başlar Hak katına kutsal yolculuk
Mavi gecelerin seher vaktinde

Bir uhrevi his var mı ki dünyada
Bulunsun tadı bir ulvi duada
Ne güzel Allahı getirmek, yâda
Mavi gecelerin seher vaktinde...

Feyzi Halıcı
Powered by OrdaSoft!