░   Türk Edebiyatı dergisi 2017 yılının ilk sayısıyla okuyucularının huzuruna çıktı. Türkiye'nin gündemi gibi edebiyatın gündeminde de terör ve Suriye var.
     Sizi Genel Yayın Yönetmeni Bahtiyar Aslan'ın "Hasbıhal"i ve derginin muhteviyatı ile başbaşa bırakıyoruz:
    
     "Sevgili Türk Edebiyatı Okuyucuları,
     Aziz milletimiz şehit vermeye devam ediyor. Beşiktaş’ta ve Kayseri’de verdiğimiz şehitlere Suriye’dekiler eklendi. Milletimize sabır ve metanet diliyorum. İnşallah şehitlerimizin ruhları bizi affeder ve bize şefaatçi olur. Öte yandan Halep’te gerçekleşen katliamlar yüreklerimizi dağladı. Halep’te yüzlerce yıllık Osmanlı eserleri yok oluyor. Orada yaşayanlar, orada rahmete kavuşanlar bizim kardeşlerimizdir. Halep bir Türk şehridir. Dün öyleydi, yarın da öyle olacak.
     Bu sayıya Necati Kanter’in Kopuk adlı hikâyesiyle başlıyoruz. Anadolu’da bir tuhaf kabadayının hikâyesi. Bu tür hikâyeler sahihlik duygusuyla yakalar okuru. Temiz ve dupdurudur dili ve dünyası. Onu Metin Çalışkan’ın hikâyesi takip ediyor: Anlamını Yitirmiş Kelimeler İstasyonu… Bir kent hikâyesi. Hikâyecinin kentin gürültüsü ve kalabalığı içinde kelimelerle ilişkisini anlatıyor Metin Çalışkan. Bu iki hikâyeyi iki şiir takip ediyor. Bülend Tokgöz ve Muhammed Hüküm, Beşiktaş’taki alçak saldırıyı merkeze alan şiirler yazdılar. Tokgöz, bu topraklarda hıyanetin tarihten de eski olduğunu söylüyor. El hak doğrudur.
     Dergimizin Yazı İşleri Müdiresi Funda Özsoy Erdoğan, yeni yılın ilk günlerinde yeni romanıyla buluştuğumuz İskender Pala ile söyleşti. Pala’nın yeni romanı Karun ve Anarşist, Lidyalılar dönemini, para ve insan ilişkisini ele alan bir antikçağ romanı. Söyleşiyi bir solukta okuyacağınızı tahmin ediyorum.
     Türk milletinin, Türk edebiyatının en gür seslerinden, en cesur kalemlerinden Süleyman Nazif’in vefatının üzerinden tam doksan sene geçmiş. Dergimizin bir bölümünü onun aziz hatırasına tahsis ettik. Bu küçük dosyamıza merhumun İstanbul’un işgali üzerine 9 Şubat 1919’da kaleme aldığı Kara Bir Gün yazısıyla başladık. Bu metnin tekrar tekrar okunması gereken günlerden geçiyoruz. İbrahim Öztürkçü, merhumun bilinmeyen bir yönüne ışık tutuyor ve Süleyman Nazif’in hangi takımı tuttuğunu açıklıyor yazısında. Onu takip eden yazıda Tahsin Yıldırım, Süleyman Nazif’in neden II. Mahmud Türbesi’ne gömülemediğini anlatıyor. Ben de Nazif’in Firak-ı Irak adlı eserini millî romantizm açısından ele almaya çalıştım.
     İbrahim Şahin, Tanpınar’la ilgili yazılarına devam ediyor. Bu sefer uzunca ve oldukça ilginç bir yazıyla aramızda: Aynadaki Tanpınar: Kendimle Baş Başa… Bu sayının hikâyecilerinden biri de Caner Çaylak. Yazarımız hikâyesinde bir Kuzey Irak gazisinin dramını ele alıyor. Okurken kimi zaman gözleriniz dolacak, kimi zaman öfkeyle dişlerinizi sıkacaksınız. Aydın Akdeniz’in hikâyesi ise hepimizin hayatından bir sahne gibi, duygusuyla, pastoral yanıyla…
     Kısa zaman önce vizyona giren Mecid Mecidi’nin Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi filmi olumlu-olumsuz çok sayıda tenkitle karşılaştı. Üstelik bu tenkitlerin büyük bir kısmı sinema sanatıyla hiç ilgisi olmayan kişilerden geldi. Biz de meseleye erbabının nasıl yaklaştığını öğrenmeye çalıştık. Sultan Polat, Sinema Hiçbir Zaman Yalnızca Sinema Değildir başlıklı yazısında, sinema ve kutsal ilişkisi, İslam dünyasının sinemaya bakışı, sinemanın etkisi gibi konulara değindi. Sinema sanatına bakışınızı yenileme ihtiyacı duyacaksınız yazıyı okuyunca. Arkadaşımız Gülcan Tezcan, büyük emek harcayarak sinema yazarı, yönetmen ve eleştirmenlerin Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi filmi ve film etrafında yürütülen tartışmalarla ilgili görüşlerini aldı. Tezcan’ın görüşlerine başvurduğu isimler şunlar: Tuba Özden Deniz, Murat Pay, Yalçın Lüleci, Abdülhamit Güler, Serdar Arslan ve Yıldız Ramazanoğlu… Değerlendirmelerin hepsi de son derece önemli. Erbabının gözüyle bakınca fotoğraf çok başka görülüyor. Gülcan Tezcan’a ve görüşlerini bizimle paylaşan değerli sinema yazar, yönetmen ve eleştirmenlerine teşekkür ediyoruz. Ahmet Pak ise Tasvir ve Tasavvur başlıklı kısa denemesiyle dolaylı olarak konuya dâhil oluyor.
     Bu sayının son yazısı Selahaddin Khalilov’a ait: Tasavvuf ve Postmodernite Arasında: Cavid ve Nietzsche… Khalilov’un önümüzdeki sayılarda yeni yazılarla dergimize katkı vermesini ümit ediyoruz.
     “Nasıl Yazar Oldular?” bölümünün bu ayki konuğu, geçtiğimiz ay Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü’ne layık görülen Cihan Aktaş. Arkadaşımız Erhan Genç’in Aktaş’la yaptığı söyleşiyi bir solukta okuyacaksınız.
     Şairlerimiz, yaşadıkları çağa kelimelerin gözleriyle bakmaya devam ediyorlar. Hepsini beğenerek okuyacağınızdan eminim.
     Kitaplık ve ajandamız yine renkli ve dopdolu.
     Yeni sayılarda buluşmak üzere…
     
NOT: Dergimizi D&R mağazalarıyla “kitapyurdu.com” başta olmak üzere belli başlı internet kitapçılarından edinebilirsiniz. D&R’da yoksa talep etmeniz hâlinde getirteceklerdir."

YAZILAR:

Bahtiyar Aslan - HASBIHAL
Necati Kanter - KOPUK
Metin Çalışkan - ANLAMINI YİTİRMİŞ KELİMELER İSTASYONU
Konuşan: Funda Özsoy Erdoğan- İskender Pala: “HER ŞEY AŞK İLE BAŞLADI VE AŞK HEP VAR OLACAKTIR”
İbrahim Öztürkçü - SÜLEYMAN NAZİF HANGİ TAKIMI TUTARDI?
Tahsin Yıldırım - SÜLEYMAN NAZİF’E II. MAHMUD TÜRBESİNİ ÇOK GÖRDÜLER!
Bahtiyar Aslan - MİLLİ ROMANTİK DUYUŞ TARZI AÇISINDAN FİRAK-I IRAK
İbrahim Şahin - AYNADAKİ TANPINAR: “KENDİMLE BAŞ BAŞA”
Caner Çaylak - DEVLET DAİRESİ
Aydın Akdeniz - PUSLU GECELER
Sultan Polat - SİNEMA HİÇBİR ZAMAN YALNIZCA SİNEMA DEĞİLDİR...
Gülcan Tezcan - HZ. MUHAMMED FİLMİ VE ISKALANAN TARTIŞMA: SİNEMA-KUTSAL İLİŞKİSİ
Ahmet Pak - TASVİR VE TASAVVUR
Salahaddin Khalilov - TASAVVUF VE POSTMODERNİTE ARASINDA: CAVİD VE NİETZSCHE
Hazırlayan: Erhan Genç - NASIL YAZAR OLDULAR? CİHAN AKTAŞ ANLATIYOR
Gülhan Tuba Çelik - MELEK KAYITLARI
Recep Seyhan - ISLIKLA ÇAĞRILAN
Elif Kaya - MÜHÜR KUYUSU
Ufuk Aykol - KIRIM’DAKİ KIRIM TATAR MİMARÎ YADİGÂRLARI
Saim Çağrı Kocakaplan - OSMANLI MÂLÎ TARİHİ
Enver Uğur A. - NEDEN KLASİKLERİMİZ YOK?
Türk Edebiyatı - AJANDA

ŞİİRLER:

Bülend Tokgöz - DALYAN
Muhammed Hüküm - HALEP’TE YAĞMUR YAĞMAZSA, BEŞİKTAŞ’TA DİNMEZSE
Ramazan Ekici - KIYI
Yalçın Ülker - MEVSİMLE BERABER
Yasin Mortaş - AFŞİN AĞIDI
Mehmet Aycı - ÇOK
Mehmet Yılmaz - BALIM SULTAN
Mehmet Baş - OLABİLDİĞİ KADAR ÇİRKİNİM ARTIK