░    SERVER Vakfı’nın geleneksel hale getirdiği ve konuyla ilgisi olanların dikkatle izlediği bir fikir platformu olan “Çarşamba Sohbetleri”nde Prof.Dr. Kurtuluş Kayalı; "Bir Entelektüel Olarak CEMİL MERİÇ" başlığı ile özelde Cemil Meriç genelde fikir dünyamızı aydınlatan simaları konu etti.
     Ankara’da “okuyan – yazan- düşenlerin” kültürel mahfillerinden SERVER Vakfı, onlarca yıldır hiç aksatmadan sürdürdüğü “Çarşamba Sohbetleri” nin 2015-2016 sezonunu Prof.Dr. Kurtuluş Kayalı ile sona erdirdi.
     “ÇARŞAMBA SOHBETLERİ” ile SERVER Vakfı, en uzun soluklu kültürel faaliyetlerden birini gerçekleştirerek bir çok sosyal faaliyet, vakıf ve derneğe örnek olmasıyla dikkat çekti.
     Her meslek, sosyal katman ve her siyasal düşünceden “sözü - düşüncesi” olanların kendini ifade ettiği bir saha olarak da ayrı bir zemin teşkil eden SERVER Vakfı, “Çarşamba Sohbetleri”nde; Ankara Ünv.Dil ve Tarih Fak Öğretim Üyelerinden Prof.Dr. Kurtulus Kayalı, Cemil Meriç’in toplum hayatına etkilerini ortaya koyarak diğer entelektüellerle arasındaki farkları anlattı.
Prof. Kayalı : “KÜLTÜREL İKTİDAR; SOLDA.”

     “Kültürel iktidar solda olduğu için Cemil Meriç’inde bundan etkilendiğine” dikkat çeken Prof Kayalı konuşmasını özetle şöyle sürdürdü:  
     Cemil Meriç, kaleme aldığı “Bu Ülke “isimli eserle toplumun dikkatini çekti. Toplumu ilgilendiren insanların Cemil Meriç’in “BU Ülke” kitabını heyecanlanmadan, duygulanmadan okumaları mümkün değil. Cemil Meriç’in metinleri daha duygulu. Ümit Meriç’in ise tam tersine.
     Nurettin Topçu’nun kitapları insanı heyacalandırmaz. Heyecan dünyası ile rasyonel dünya arasında bariz bir şey var. Cemil Meriç, alfabe değişikliğine menfi eleştiriler getiriyor. Ali Fuat Başgil de bu konuda eleştiriyor.
     - Cemil Meriç, “Bu Ülke” kitabında sol entelektüelleri yücelterek yazıyor. Solda en aşağıdakileri bile yüceltiyor.
     Ümran’dan Uygarlığa kitabın da ise kimsenin çok derdinde değil. Kendisini bile önemsemiyor.
     Bu Ülke’de tahlil var. Ümrandan Uygarlığa’ kitabında ise tasvir var.
     “Bu Ülke” kitabında Cemil Meriç, ülkenin entelektüellerinin çok farkında. Şerif Mardin’in adı ilk defa orada geçiyor. Oysa 1980 den sonra yani Cemil Meriç’den çok sonra Şerif Mardin toplumun dikkatini çekerek önemi fark edildi.
     - Kültürel İktidar o dönemde de genelde solda. Cemil Meriç’in de Marksizme yatkınlığı, uyumluluğu var. “İslam olmasa dünyayı Marksizm’le tarif ederiz “ diyor.
     Nurettin Topçu, sosyalizmi cepheden eleştirirken Cemil Meriç; “sosyalizm bize bir şey getirmiştir: Papağan Batıcılıktan gerçek batıcılığa geçişi getirmiştir Batıya karşı bilenmeyi sosyalizmle öğrendik” diyor.
     Bunun , solun iktidar olmasıyla alakası var?
     Bunu içten mi söylüyor?
     Ne bileyim, ben.!
      Muhafazakâr kesimde sola karşı bir eziklik var. Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu, bunun dışında... 
     - Cemil Meriç’de “Nakil “ vardır. Cemil Meriç’de orijinallik yok . Daha çok aktarma var.Cemil Meriç’de fikirden fazla “Nakil” var. Başkalarının düşüncelerini nakleder. Cemil Meriç,” insanlara öğretmek gerek. Ahmet Mithat Efendi olmak gerek” diyor. Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu’ da dip not yoktur. Onlar kendi düşüncelerini yazarlar. Topçu, daha köklü düşünce sahibi. Cemil Meriç de tahlil yok.. Topçu’da tahlil var. Topçu’da insanı bilgilendireyim derdi yok. “Bizim mahalle başka konuşuyor, bende onlar gibi konuşayım” demiyor. Cemil Meriç, her iki cenaha( hem sol hem de sağ) uygun olana dikkat ediyor. Topçu ise düşüncesini dümdüz söylüyor.
     - Cemil Meriç, sola lütufkar olmasına rağmen muhafazakar- İslamcı kesim okuyor.. Sol kesimse yeni okumaya başladı. 1989 da Recep Doksat; “Cemil Meriç’i solculara kabul ettirmek mümkün değil “diyor. Sol kesim, Kemal Tahir’i bile kabul etmiyor.
     Bu gün sol Cemil Meriç’i kabul etti. Kemal Tahir’i kabul etmedi.
     Kemal Tahir 1973 de öldü. 1974 de Bu Ülke ile Cemil Meriç, konuşmaya başladı. Kemal Tahir, bitiyor. Cemil Meriç, başlıyor. Cemil Meriç, 1985 den 2005’e kadar gündemde kaldı.
     Cemil Meriç’in eski dönemlerinde resmi ideolojiye eleştirisi yok. Kemal Tahir’in eleştirdiği gibi eleştirmiyor.
     Toplumun akademik dünyasına Cemil Meriç, Nurettin Topçu, Sezai Karakoç, Necip Fazıl damga vurmuştur. Fakat şevket Süreyya ve Sabahattin Eyüpoğlu’nun düşünce dünyasında yeri yok; felsefe ve düşünce metinlerinde yer almaları mümkün değil.
     Topçu, her zaman her şeye muhalif.
     - Entelektüellerin farklığı, cesaretleri.
     - Mesela: Şevket Süreyya’nın Menderes için yazdıklarını rüyada görse kimse inanmazdı. Ancak sonradan bunlar gerçekleşti.
     Çünkü entelektüellerin ortaya koydukları düşüncelerinin doğruluğu- yanlışlığı sonra ortaya çıkar, tarih belirler.
     - Cemil Meriç, Nuretin Topçu, Sezai Karakoç, Necip Fazıl; hepsi bu ülkenin değerleridir.


(Haber: Necati Çavdar)