░   21 Mayıs Cumartesi günü İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda merhum şair Dilaver Cebeci anıldı.      Sanat-Edebiyat Heyeti başkanı Yusuf Dursun'un açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte merhum Dilaver Cebeci'nin eşi Ayla Cebeci, Dilaver Cebeci ile olan bağı, şairliği, ruh dünyası, vatan sevdası, hocalığı ve insan yetiştirme gayesinden bahsettiği konuşmayla devam etti. Ardından Mahmut Topbaş Dilaver Cebeci için yazmış oluğu "Bir Gönül Ulağı" adlı şiirini okudu. Akabinde başkanlığını Yusuf Dursun'un yaptığı oturumda Hayrettin Nuhoğlu ve Ekrem Kaftan, Dilaver Cebeci ile alakalı konuşmalarını yaptılar. Ekrem Kaftan; Cebeci'nin sanatı ve yazın dünyası hakkında , Hayrettin Nuhoğlu CEBECİ ile olan seyahatlerinden anektodlar anlattığı konuşma yaptılar. Konuşmalar sonrasında Dilaver Cebeci'nin yazmış olduğu Mustafa Yıldızdoğan tarafından bestelenip seslendirilmiş olan "Türkiyem" şiiri dinletildi.
     Son olarak söz alan başkan Dr. Cezmi Bayram'ın değerlendirme konuşmasıyla program sona erdi.

* * *

     Türk Eğitim-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanlığı da merhum Dilaver Cebeci'yi andı.
     28 Mayıs tarihinde düzenlenen anma programı Fazilet Eğitim Kurumları Üsküdar Kampüsü Konferans Salonunda yapıldı. programa merhum Dilaver Cebeci'nin eşi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof.Dr. Mustafa Erkal, Konuşmacılar Yrd.Doç.Dr. Sakin Öner, Yard.Doç. Dr. Zülfikar Özkan, Niğde Eski Millet Vekili Vedat Bayram... Türk Federasyonun Almanya teşkilatı eski yönetim kurulu üyesi ve oradaki Türk Dernek temsilcisi Hikmet Kural, Üsküdar Ülkü Ocağı Başkanı, Eski  Beykoz Milli Eğitim Müdürü Müslim Ergül, Bir çok okul müdürü ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Türk Eğitim-Sen üyeleri, siyasi parti temsilcileri,ve vatandaşlar katıldı.
     Söz alan merhumun eşi, Cebecinin şiire düşkünlüğünü ve şiirleriyle ilgili hatıralarını anlattı. Örnek bir eş, örnek bir eğitimci ve örnek bir baba olduğunu anlatan eşi salondakilere anmaya geldikleri için teşekkürle konuşmasını bitirdi.
     Yard.Doç. Dr. Zülfikar Özkan Dilaver Cebeciyle hayatının çok büyük zamanının  kesiştiğini Üsküdar Kız Lisesinde, İstanbul Üniversitesinde  ve Marmara Beden Eğitimi Yüksek okulunda birlikte çalıştığını en önemlisi de hemşehrisi olduğunu söyleyerek bazen yarı gecelere kadar birlikte şiir ve edebiyat üzerine konuştuklarını dile getirdi. Dilaver Cebecinin büyük vatan aşıklısı ve dolayısıyla Türk Milliyetçisi olduğunu dile getiren Özkan, Cebecinin şiirlerinde bazen kendini bile aştığının görülebileceğini ifade etti. Kelime dizinlerini çok ustalıkla kullandığını; millet ve  vatan sevgisi kelimelerle nakış nakış işlediğini dile getirdi.
     Yrd.Doç.Dr. Sakin Öner ise Cebeci ile elli yıl arkadaşlık yaptığını, kendisi Denizli'de Lisede öğretmenlik yaparken Aydın'da çalışan Cebeci'yle ailece görüştüklerini ve fikir alışverişlerinde bulunduklarını dile getirdi. En çok konuştukları konuların başında Türk-İslam Ülküsüne gönül vermelerinden dolayı memleket meseleleri olduğu söyledi.

     Sakin Öner, Dilaver Cebeci'nin Necip Fazıl, Ahmet Haşim, Mehmet Akif Ersoy, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Arif Nihat Asya ve Hüseyin Nihal Atsız gibi büyük şairlerden olduğunu söylemiştir. Şiirleri, hikâyeleri, mensur eserleri ve mizah yazıları Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Güney Su, Ortadoğu, Hergün, Yeni Düşünce, Türkiye ve  Ayrıntılı Haber'de yayınladığını belirtti.

     Cebecinin Türklükle başlayan ilk şiirlerine daha sonra dini motifleri de  ustalıkla serpiştirdiğini anlatarak kelimeleri çok ustalıkla kullanıp şiirlerinde Yunus’tan, Fuzuli’den, Karacaoğlan’dan, Akif’ten, Arif Nihat’tan, Necip Fazıl’dan, Atsız’dan, Niyazi Yıldırım'dan ve Karakoç’tan, Yavuz Bülent’ten esintiler görebilirsiniz. O her güzel dalda yazmıştır. Türkçeye çok hakimdi ve çok güzel de telaffuzu vardı dedi. Onun Üsküp’ten Çin Seddi'ne kadar kullanılan Türkçenin bütün ağızlarını bildiğini söyledi. Sakin Öner 1988 yılında İstanbul'da bulanan öğretmen yazar ve şairleri Sabancı Öğretmen evinde toplayarak bir tören yaptığını; Dilaver Cebeci’nin de o toplantıda hazır bulunduğunu ve bir de konuşma yaptığını söyledi. Öner konuşmasını Cebeci'nin okuduğu bir şiiriyle bitirdi.