░   Kırım Tatar Sürgünü'nün 72. yıl dönümünde sürgün kurbanlarını anıldı. Kırım'ı yeniden işgal ve ilhak ederek Kırım Tatarlarına yönelik baskılarını arttıran Rusya'yı protesto etmek amacıyla Kırım Türkleri Derneği, İstanbul'da bir gösteri düzenledi.
     18 Mayıs'ta saat 20.00 sıralarında Odakule önünde Kırım Tatarları ve sürgünün acılarını paylaşanlar toplandı. Pankartlar ve gökbayraklarla, sloganlar atarak İstiklal Caddesi'ne yürüyen katılımcılar Rusya Başkonsolosluğu'nun önüne kadar ilerlediler. Konsolosluğun önünde İstanbul Kırım Derneği Başkanı Celal İçten'in okuduğu basın açıklamasının ardından siyah çelenk bırakıldı. Camala'nın 1944 şarkısı ve "Ey Güzel Kırım" şarkısı hep bir ağızdan okunduktan sonra sıklıkla; "Men bu yerde yaşalmadım, Vatanıma toyalmadım" (Ben burada yaşayamadım, vatanıma doyamadım) ve "Putin, Kırım'dan defol" sözleri işitildi.
     Gösteriye katılanlar tarafından daha sonra Galatasaray Lisesi önünde Kırım ve sürgün kurbanları için "Kalbinde Bir Ateş Yak" etkinliği gerçekleştirildi. Bilindiği gibi "Kalbinde Bir Ateş Yak" etkinliği, mumlarla tarak tamga şekli oluşturularak gerçekleştiriliyor. Böylece farklı dönemlerde zulüm altında hayatını kaybetmiş Kırım Tatarları anılıyor.
     Gösteride bir de basın bildirisi okundu:


     "Kırım Türk Soykırımı Kurbanlarını 72. yılında Anma Günü Mesajı
     Değerli Basın Mensupları
     Bu anlamlı günün 72.yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında Rus-Sovyet rejimi altında sistemli bir soykırıma tabi tutulan binlerce Türk ve birçok diğer halk mensuplarını saygıyla anıyoruz. Türklüğe ve İnsanlığa karşı işlenmiş olan bu suç bütün insanlığın ortak acısı ve utancıdır.
     Bundan tam 72 yıl önce 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatar Türkleri, vatanları Kırım’dan insanlık dışı bir muamele ile hayvan vagonlarına bindirilerek Sibirya ve Orta Asya çöllerine sürgüne gönderilmiştir. Rus-Sovyet rejimi tarafından sürgüne gönderilen 423 bin Türkün %46’sı 22 gün süren sürgün yolculuğunda, sağ kalanlarda sürgün bölgelerinde soğuk, hastalık ve açlıktan hayatlarını kaybederek şehit olmuştur. Şehit olanlar yaşlılar, kadınlar ve çocuklardı, erkekler ise Sovyet ordusunda Almanlara karşı savaşıyorlardı.
     18 Mayıs 1944 Soykırımı ile Kırım Tatar Türklerinin uğratıldığı maddî,manevî ve milli haklarının hemen hiç birisi 72 yıl geçmesine rağmen bugüne kadar tazmin edilmemiştir. Şuan 350 bin Kırım Türk’ ü vatanlarına dönebilmiştir.
     Sürgünden dönebilenler, vatan topraklarında çok zor şartlar altında evlerini tekrar kurmaya, yeniden var olmaya çalışırken 27 Şubat 2014'te Kırım ruslar tarafından bir kez daha işgal edildi.
     İşgalden sonra son zamanlarda Kırım Tatar Türklerine yönelik bir dizi endişe verici idarî ve siyasî adımların atıldığı, ayrıca failleri bulunamayan saldırıların arttığı görülmektedir. Kırım Tatar Türklerinin Milli Lideri Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU, Kırım Tatar Milli Meclisi başkanı Refat ÇUBAR, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kırım Temsilcisi İsmet YÜKSEL ve Sinaver KADİR'in 5 yıl süre ile Kırım'a girişleri yasaklanmıştır. Kırım Milli Meclis başkan yardımcısı İlmi ÜMEROV göz altına alınarak ev hapsine mahkum edilmiştir. 3 çocuk babası Reşat AHMET kaçırılarak hunharca öldürülmüştür.
     Bunlardan başka Kırım'da silahlı Rus güçleri tarafından kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan insan sayısı 30'u geçmiştir. Kırım TatarTürklerin evlerine baskınlar yaparak baskı ve yıldırma faaliyetlerini bütün Türk toplumuna yaymışlardır. Kırım'daki kanunsuz silahlı rus güçleri, Türkler tarafından kurulan camilere ve dini eğitim veren kuruluşlara baskınlar yaparak manevi değerlerimize de hakaret etmeye başlamışlardır. Milli Meclis başkan yardımcısı Ahdem ÇİYGÖZ tutuklanmıştır. Kırım Tatar Türkleri üzerinde yoğun bir baskı kurulmuştur ve bu baskılar her geçen gün daha da artarak devam etmektedir.
     Kırım Milli Meclisi, şu anda hala Kırımı işgal altında tutan Rusya tarafından süresiz olarak kapatılmıştır. Milli Meclis üyeleri terörist ilan edilmiştir. Kırım’da Kırım Türkçesi ile yayın yapan Televizyon Kanalları, Haber Ajansları ve Radyolar kapatılmıştır. Kırım’da yaşayan Türklerin milli eğitimine dur demek için Kırımdaki Türk okulları teker teker kapatılmaya başlanmıştır.
     1944 Kırım Tatar Türkleri Soykırımı sonrasında Kırım’da değiştirilen bütün Türkçe yer isimlerinin iadesi Ukrayna yönetimi tarafından başlatılmışken işgalci rus yönetimi tarafından tekrar durdurulmuştur.
     Türkiye, Osmanlı döneminde Kırımdan göçen Kırım Tatar Türklerine kucak açtığı gibi, İkinci Dünya Savaşı sırasında da Kırım Tatar Türklerinin Rus Ordusu tarafından katledilmelerine razı olmamış, sığınılacak güvenli bir Vatan olmuştur.
     Ancak, Rusya’da yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı, ne yazık ki hala tarihin acılarından ders çıkarılamadığını göstermektedir. Bu nedenle, başka soykırım olmasını engellemek, halen şahit olduğumuz insanlığa karşı işlenen suçların önüne geçebilmek için gerekli bilinci yaratmak üzere Kırım Tatar Türklerinin Soykırımını hatırlamak ve hatırlatmak, din, dil ve ırk farkı olmaksızın hepimizin ortak görevidir.
     Dünya barışı için Rusya Federasyonu devleti durdurulmalıdır. Bunun için başta Türkiye olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinden, İslam ülkelerinden ve dünyanın hür ülkelerinden destek bekliyoruz.
     İnsanlık tarihinin en acı soykırımlarından biri olan Kırım Tatar Türklerinin Soykırımını ve vatanlarından sürgün edilişini bir kez daha Dünya kamuoyu önünde esefle kınıyor, soykırım ve mücadele şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
     Milli yolbaşçımız Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU ve Milli Meclisimiz etrafındaki mücadelemize devam edeceğiz.
     Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Celal İÇTEN
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Başkanı"