░   Dünyanın büyük bir kısmında baharın başladığı gün, gece ile gündüzün eşit olduğu gün olan Nevruz asırlardan bu yana Türk ve Acem dünyasında kutlanmaktadır.
     Son yıllarda ülkemizde yıkıcı ve bölücü çevrelerin sahiplendiği bu gün Türk dünyası için büyük bir gündür. Dost ve kardeş toplumların Nevruzları kutlu olsun.
     Nevruz Türk dünyasının parlayan yıldızı Özbekistan'da heyecanla kutlanmaktadır. Bu gün vesilesi ile "sümelek" adı verilen ve esas malzemesi yeni çimlenmiş buğday olan bir yemek hazırlanmakta ve ikram edilmektedir. "Sümelek"in sahip olduğu besleyici değerin yanında başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendiren özellliklere sahip olduğu söylenmektedir.
     Nevruz (yeni gün) kutlamalarının kadim Türk yurdu Doğu Türkistan’da ortaya çıktığı, buradan bütün Türk coğrafyasına yayıldiği söylenmektedir. Günümüzde de Nevruz (yeni gün), Türk boylarında Nevruz, Novruz, Nooruz, Navrız, Naurus, Ergenekon gibi adlarla anılmakta ve kutlanmaktadır.
Kırgızlar, bu güne "Nooruz" adını vermekte, Kazaklar ise bu günü "Navrız" adıyla geleneksel olarak kutlamakta ve hem Kırgız Türkleri, hem de Kazak Türkleri bu güne özel Nooruz Köçö adlı yemek yapmaktadırlar.
     Uygur Türkleri bugünü bahar bayramı olarak kabul etmekte ve bu güne Novruz demektedirler.
     Nevruzu en şaşalı şekilde kutlayan topluluklardan olan Azerbaycan Türkleri de bugüne Novruz demektedirler.
     Kırım Tatar Türklerinde de Nevruz geleneği bütün canlılığı ile yaşamaktadır. Kırım Tatar Türkleri bu kutlu güne Navrez adını vermektedirler.
     Batı Trakya Türklerinin Mevris, Çuvaş Türklerinin de Naurus dedikleri bu gün Osmanlı Türklerinde de kutlanmaktaydı. Osmanlı coğrafyasında sayılı günlerden birisi olarak kutlanan bu günde, güneşin koç burcuna girdiği anda Nevruziyye adı verilen bir macun/tatlı yemek gelenek haline gelmişti.
     Türklerin Ergenekon’dan çıktıkları bu günün güneş takvimine göre yeni yıla, yani Mart’ın dokuzuna (Miladi 21 Mart) rastlaması bu güne ayrı bir anlam kazandırdı. İşte Türkler davullarla, ciritlerle, oyunlarla bu yeni günü kutlarken, Acemler de (İran) onlara imrenerek bu günü bayram kabul ettiler.
     Günün adını kendi dillerine çevirerek Nevroz dediler. Acem tarihinde Nevruz’a esas olabilecek bir olay, bir masal, bir anane, bir rivayet yoktur. Nevruz hakkında daha mükemmel bilgi ve anlatımlara, Ömer Hayyam’ın "Novruzname" risalesinde, Nizamül-Mülk’ün "Siyasetname"sinde, Firdevsi’nin "Şehname"sinde, Alişir Nevai’nin "Sedd-i İskender"inde ve Nizami Gencevi"nin "İskendername"sinde yer verilmiştir. Bu kitaplarda Nevruz büyük bir halk bayramı olarak anlatılmıştır.