░    Rusya tarafından ilhak edilen Kırım'ın Bahçesaray şehrinde Bahçesaray’da, Rüstem Derviş tarafından Kırım Tatar ev müzesinin açılması planlanıyor. Söz konusu müzede Kırım Tatarlarının Stalin tarafından sürülmeden önce, 2. Dünya Savaşı’ndan önce nasıl yaşadığı sergilenecek.
     Müze kurucusu Rüstem Derviş, daha üniversite üniversite öğrencisiyken benzer bir müze açma fikrinin doğduğunu, para ve zaman ayırabildiği için yaklaşık on yıl önce fikrini hayata geçirmeye başladığını anlattı. Hayalinin hayata geçirilmesine yönelik atılan ilk adım Bahçesaray’da daha önce ünlü bir kahvehanenin bulunduğu evin satın alınması oldu. Tipik Kırım Tatar evinin salon, mutfak ve yatak odası olmak üzere üç odadan oluştuğunu anlatan Rüstem Derviş, en önemli odanın misafir odası olduğunu belirterek ev sahiplerinin söz konusu odayı en güzel eşyalarla süslediğini kaydetti. Söz konusu odayı süslemek için birçok çanağın hazırlanması ünlü Kırımlı seramik ustası Eldar Guseynov’a sipariş edildi. Bunun dışında müzede sergilenen birçok eşya Rüstem Derviş tarafından Akmescit’teki pazardan satın alındı. Müze koleksiyonunun en eşsiz malzemesi ve onurunun taş değirmen olduğu ifade edildi.
     Rüstem Derviş,”Kırım Tarzı” projesinin yöneticisi Mamut Çurlu’nun Müze’nin kuruluşuna büyük yardım sağladığını kaydetti.
     Müze kurma çalışmalarının henüz tamamlanmamasına rağmen Rüstem Derviş isteyenler için müzeyi ziyarete açıyor. Ayrıca burada Kırım Tatar tarzında düğün fotoğraf çekimleri de yapılıyor. Bunun dışında söz konusu evde, “Tatarskiy Triptih” ve Kırım Tatar sürgün filmi olan “Haytarma”nın çekimleri gerçekleştirilmişti.
     Kırım Tatarlarının 1944 yılında Sovyetler Birliği'nin diğer bölgelerine devletin aldığı kararla organize bir şekilde sürgün edildiler.
     1783 yılında Kırım'ın Rusya İmparatorluğunca ilhakıyla birçok kez Rus devlet adamları tarafından sürgün kararı konusunda görüşülmüştü. İkinci Dünya Savaşı'nın 1941 - 1944 yılları arasında Alman işgali altında olan Kırım'da, Kırım Tatarlarının bu zaman içerisinde Almanlar ile "işbirliği" içinde olduğu gerekçe gösterilerek 1944 yılında Sovyet hükumeti tarafından toplu sürgün kararı çıkarıldı.
     Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı. Sürgün etmede 32.000'den fazla silahlı NKVD güvenlik görevlisi katıldı. Resmi rakamlara göre 193.865 Kırım Tatarı sürgün edildi. 151.136 kişi Özbekistan SSC'ye, 8.597 Mari (Türkmenistan) ÖSSC'ye, 4.286 Kazakistan SSC'ye, geriye kalan 29,846 kişi ise çeşitli bölgelere sürgün edildi. Yollarda yüzlercesi öldü.
     Mayıstan 10 Kasım'a kadarki zaman diliminde Özbekistan'a sürülen Kırım Tatarlarından 10.105 kişi açlıktan ölmüştür. NKVD verilerine göre yaklaşık 30.000 (% 20) kişi, bir buçuk yıl içinde sürgünde öldü. Kırım Tatar aktivistlerin verilerine göre ise nüfusun yaklaşık %46'sı bu zaman içerisinde hayatını kaybetti. Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür. Sovyet muhaliflerinin bilgilerine göre, pek çok Kırım Tatarı, Sovyetler GULAG (çalışma kampı) sistemi tarafından yapılan büyük ölçekli projeler için işçi olarak çalıştırılmıştır. Dünya bu açık soykırımı görmeyip başka milletlerin yalan iddialarıyla vakit geçirmektedir.



Kaynak: atev.az