Türk Edebiyatı dergisi Haziran 2015 sayısıyla 500. sayıya ulaştı. Türk Edebiyatı Vakfı'nın kurucusu merhum Ahmet Kabaklı'nın gayretleriyle yayın hayatına başlayan dergi, Kabaklı ailesi ve Türk Edebiyatı Vakfı Mütevelli Heyeti üyelerinin gayretleriyle okuyucularıyla buluşmaya devam ediyor. Ülkemizde kültür, sanat ve edebiyat dergilerinin ömrünün kısa olfuğunu bilen kişiler olarak derginin daha uzun yıllar, dünya durdukça kültürümüze ve edebiyatımıza hizmet etmesini temenni ediyoruz.

    Dergi önceki sayılarda olduğu gibi sevilen yazar ve şair Beşir Ayvazoğlu'nun "Hasbıhal"iyle başlıyor:
     "Sevgili Türk Edebiyatı okuyucuları,
     Derginizin yönetimini tam on yıl önce, 384. sayısında devralmıştım, dolayısıyla 400. sayıyı çıkarmak bana nasip olmuştu. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu ağır yükü uzun süre taşıyabileceğimden emin değildim; işe başlarken 500. sayıya ulaşmayı hayal bile edemezdim. Kendimi bazan çok yorgun hissettiğim için yönetimi birkaç defa genç nesilden birilerine devretmeye teşebbüs ettim, fakat mümkün olmadı. 
     Bir edebiyat dergisini yaşatmanın ne kadar zor olduğunu, bu işi denemeyenler bilemez. Dünyada her şey büyük bir hızla değişiyor; değişimin farkına varamaz, varsanız bile uyum sağlayamazsanız kendinizi yaşadığınız zamanın dışında bulabilirsiniz. Bir de Türk Edebiyatı dergisi gibi, kültür ve edebiyatımızın birikimini yansıtmayı, onu geleceğe taşımayı görev olarak üstlenmişseniz, bu birikimi yeniden okuyup yorumlamada başarılı olamadığınız takdirde “eskici” durumuna düşmeniz işten bile değildir. 
     Bir edebiyat dergisinin hayatiyeti, zamanın ruhunu yakalamasına ve genç kuşakları kucaklayabilmesine bağlıdır. Kesin bir dille “Bunu başardık!” diyemiyorum, ama başarmak için ciddi bir gayret gösterdiğimizi söyleyebilirim. İmkânsızlıklarla boğuşarak ayakta kalmaya çalışan edebiyat dergilerini birkaç fedakâr insanın sürüklediğini, en köklü dergilerin bile her an kepenklerini kapatabileceğini söylersem, mübalağa ettiğimi zannetmeyiniz. İyi bir derginin kapanması, kültür hayatımızda bir damarın tıkandığı anlamına gelir. Bu, aslında bir çeşit örtülü sansürdür. 
     Sinema ve tiyatroya hatırı sayılır bir destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın fikir ve kültür hayatının nefes alıp verdiği edebiyat dergilerini niçin ihmal ettiğini anlamak mümkün değil. Türkiye’de binlerce kütüphane var; bu kütüphaneler için rüşdünü ispat etmiş dergilere belli kriterler tespit edilerek abone olunsa, bu dergilerden birçoğu ayakta kalmayı başarır. Bugünkü dergi tirajlarıyla basım ve dağıtım masraflarını karşılamak mümkün değil. Basılan dergileri dağıtmak başlı başına bir problemdir ve astarı yüzünden pahalıdır. Bugüne kadar edebiyat dergilerinin Bakanlıkça ciddiye alındığına dair bir işaret görmedim. O halde okuyucular dergilerine sahip çıkmalıdırlar; en küçük bir krizde gazete, dergi ve kitap almaktan vazgeçen okuyucu iyi  okuyucu değildir.
     Edebiyat dergilerini yönetenlerin, derginin hemen her işiyle uğraşmak zorunda oldukları için editörlük vazifesini istenen ölçüde yerine getiremediklerini, yani edebiyatla uğraşmak isteyen gençlerle yeterince ilgilenip onları yönlendiremediklerini, bu yüzden eskiden olduğu gibi ortak duyarlıklar geliştirmenin zorlaştığını özellikle belirtmek istiyorum. Edebî ekollerin doğmasına yol açan, sadece kültür hayatını değil, siyaseti bile etkileyen edebiyat dergilerinin çağı çoktan geçmiş bulunuyor. Bir zamanlar dergiler bünyelerinde bir araya getirdikleri şair ve yazarlarla ortak bir dil ve duyuş geliştirirken, idarehanelerini de mübtedilerin, yani edebiyatla yeni yeni ilgilenmeye başlamış meraklıların yetiştikleri bir çeşit mektep veya dergâha dönüştürürlerdi. Dergi idarehanelerinin ne kadar feyizli mekânlar olduğunu buralarda yetişerek şair ve yazar kimliği kazanmış kişilerin hatıratlarından okuyoruz. İdarehaneye hiç uğramamış bile olsa, bir dergide imzasıyla görünen birçok edebiyat adamının takip ettiği yolu o dergi şekillendirmiştir. 
     Bizde bu mânâda mektep sayılabilecek ilk dergi Servet-i Fünun’dur. Bu dergiyi kendisinden öncekilerden farklı kılan, edebiyat tarihimizde ilk defa kendine has bir dil geliştirmiş ve aynı hedefe doğru birlikte hareket etmeyi başarmış olmasıdır. Tevfik Fikret, Cenab Şahabeddin, Halid Ziya Uşaklıgil, Mehmed Rauf, Hüseyin Cahit, Ahmet Şuayb gibi çeşitli dallarda çok başarılı temsilcilere sahip olan ve “sanat için sanat” anlayışında birbirine sımsıkı kenetlenen Servet-i Fünuncular, ne kadar eleştirilirse eleştirilsinler, edebiyat tarihimizin en güçlü, en etkili edebî topluluklarından birini oluşturmuşlardır. Fecr-i Âti ekolünün de doğduğu kaynak olduğu düşünülecek olursa, Servet-i Fünun’un edebiyat tarihimizdeki özel yeri daha iyi anlaşılır. Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti’ye tepki olarak doğan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfeddin, Ziya Gökalp, Ali Canib Yöntem gibi önemli isimlerin başlattıkları “Yeni Lisan” hareketi ve bu hareketin tabii bir sonucu olarak doğan ve etkileri günümüze kadar uzanan büyük değişim ve dönüşüm de göz kamaştırıcıdır. Mütareke devrinde Yahya Kemal’in etrafında bir araya gelen genç edebiyatçı neslinin toplanabilecekleri bir yerleri olmadığı için İkbal Kıraathanesi’ni idarehane gibi kullanarak çıkardıkları Dergâh dergisi etrafında oluşan dil ve duyuş tarzının da bir yer altı nehri gibi akarak edebiyatımızı hâlâ beslediğini unutmamak gerekir. 
     Cumhuriyet devrinde belli bir anlayışa ve duyarlığa sahip bir edebî topluluğun bir araya geldiği ilk dergi Meş’ale’dir. 1930’ların etkili, edebiyatımıza yeni şair ve yazarlar kazandıran dergileri arasında, Yaşar Nabi’nin  Varlık, Peyami Safa’nın Kültür Haftası ve Necip Fâzıl’ın Ağaç (daha sonra Büyük Doğu) dergilerini mutlaka kaydetmek gerekir. 1940’ların sonunda on beş günde bir yayımlanan Yaprak, 1950’lerde özellikle Garip hareketine karşı çıkarak bir edebiyat çevresi oluşturan ve biraz da Attila İlhan’ın ismiyle özdeşleşen Mavi, haftalık gazete formatında çıksa da aslında bir sanat ve edebiyat dergisi olan Pazar Postası, yine aynı yıllarda çıkan Yeditepe, Şiir Sanatı, Yenilik, İstanbul, Hisar ve Türk Edebiyatı da edebiyat dünyamızda etkili olmuş dergilerdir. Ve tabii Sezai Karakoç’un Diriliş’i, Nuri Pakdil’in Edebiyat’ı, daha sonra Mavera... 
     Bu dergilerle eş zamanlı yayımlanan ve kendilerine has edebî çevreler oluşturarak önemli şair ve yazarlar yetiştiren başka dergiler de vardır. Dergilerin çokluğu, sanat, edebiyat ve düşünce hayatındaki canlılığa işarettir. Günümüzde de, dergiler, her ne kadar yaşama savaşı verseler de hâlâ edebiyatı besleyen, sanat, edebiyat ve düşünce hayatımızı onlarsız düşünemeyeceğimiz, yeni nesilleri içten içe ve derinden derine besleyen ve şekillendiren vahalardır. Bu vahaları canlı tutmak zorundayız. 
     Yukarıda ismini zikrettiğim dergilerden sadece Varlık ve Türk Edebiyatı’nın hâlen çıkmakta olduğu sanırım dikkatinizden kaçmamıştır. Bildiğiniz gibi, Türk Edebiyatı yayın hayatına 15 Ocak 1972 tarihinde başlamış, ancak 1975 yılı başında maddi sıkıntılar yüzünden yayınına ara vermek zorunda kalmıştı. Ocak 1977’de yayın dünyasına yeniden merhaba diyen dergimiz, çeşitli sebeplerle zaman zaman kalite kaybına uğrasa da, o tarihten beri hiç ara vermeden okuyucularına ulaşıyor. 
     Bir derginin 500. sayısına ulaşmasının Türkiye şartlarında büyük bir başarı olduğunu herhalde kabul edersiniz. 
     Türk Edebiyatı’nın beş yüz sayılık macerası ve başarısının sebepleri Bahtiyar Aslan ve Necmettin Türinay tarafından analiz edildi. Dergimize ilk sayısından itibaren hocası Prof. Dr. Mehmet Kaplan’la birlikte ciddi katkılarda bulunan İnci Enginün hocamız, hem edebiyat dergiciliği hakkındaki görüşlerini, hem de Türk Edebiyatı’nın ilk sayılarıyla ilgili hatıralarını anlattı. İlk yazılarını Türk Edebiyatı dergisinden yayımlamış olan Funda Özsoy Erdoğan’ın ve dergiciliğin günümüzdeki durumu ve geleceği hakkında görüşlerini anlatan Ali Ayçil’in yazıları da ilginizi çekecektir. 
     Üç sayı hacminde bir şeref sayısı olarak hazırladığımız 500. sayıdaki bütün yazılardan tek tek söz etmemize imkân yok. Katkıda bulunmalarını rica ettiğimiz yazarların hemen hepsinden müspet karşılık aldığımızı, böylece son derece zengin bir sayının ortaya çıktığını belirtmekle yetiniyor, kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. Altmış civarında imzanın yer aldığı bu sayıdaki yazıları muhtevalarına göre şöyle gruplandırdık: “Türk Edebiyatı ve Dergicilik”, “Hatırlayışlar”, “Geleneğin Mirası”, “Edebiyat Yazıları ve Değerlendirmeler”, “Belgelerin Dili”, “Hikâye”, “Deneme”, “Şiir”, “Kültür Coğrafyamızdan”, “Musiki”, “Sinema”, “Kırkambar” ve bir sürpriz: Son 117 sayının genel indeksi... Koleksiyonun tamamının indeksini ilk fırsatta hazırlamayı düşündüğümüzü de bilmenizi isteriz.
     Elinizden bırakamayacağınıza inandığım 500. sayımız sizi kültür ve edebiyat dünyamızda zevkli bir yolculuğa davet ediyor. 
     Daha güzel sayılarda buluşmak üzere, muhabbetle..."

     
YAZILAR:
-------
Beşir Ayvazoğlu                                 HASBIHAL
Bahtiyar Aslan                                   BEŞ YÜZ’E BAKIŞ
Ahmet Kabaklı                                   ÇIKARKEN
Ömer Faruk Şerifoğlu-Şaban Özdemir  A. SÜHEYL ÜNVER’İN ‘DEFTER-İ MEŞÂHİR’İ
İskender Pala                                     MİMAR SİNAN, DOSTU BARBAROS’UN TÜRBESİNİ YILDIZLARLA DONATMIŞTI KUBBEDE ÇİNİ YUMURTALAR
İnci Enginün                                       DERGİLER VE ÖMÜRLERİ
Necmettin Turinay                              AHMET KABAKLI VE TÜRK EDEBİYATI
Konuşan: Enis U. Tunç    
Alpaslan Babaoğlu:                          "GERÇEK EBRU, BATTAL EBRUDUR."
Fazıl Gökçek                                   "REFİK’TE NE VARSA, YAKUP’TA O YOK." REFİK HALİD-YAKUP KADRİ DOSTLUĞUNUN YOL KAZALARI
Mehmet Narlı                                     GELENEKTEN MODERNİZME 1950-1980 ARASI TÜRK ŞİİRİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Selçuk Karakılıç                               "BENİM PEK AZİZ, PEK MUHTEREM BAŞVEKİLİM EFENDİM" ORTAÇ’TAN MENDERES’E MEKTUPLAR
Hatice Bilen Buğra                             KISKANÇLIK
Muhsin Macit                                    HEPEK
Beşir Ayvazoğlu                               RAMAZAN SEVİNCİ
Hazırlayan: Erhan Genç    
Âlim Kahraman Anlatıyor:                "YAZARKEN SESSİZLİK İSTERİM"
Konuşan: Nâzım Turnagil    
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam:         "TİKA, TÜRK VE DÜNYA KÜLTÜREL MİRASINA HİZMET EDİYOR."
Hülya Atakan                                   "BU ÜLKEYE GELENİN NE PARASINA BAKILIR NE ATASINA!" RAZİYE SULTAN’IN İKTİDAR SAVAŞI
Konuşan: Sibel Bayram    
Cemalettin Latiç:                             "SOSYALİST REJİM SÜRESİNCE SADECE SOL GÖRÜŞLÜ TÜRK ŞAİRLERİNİ OKUDUK."
Ayşe Göktürk Tunceroğlu               "ARKAM SENSİN KAL’AM SENSİN DAĞLAR HEY!" (gezi)
İbrahim Öztürkçü                            PEYGAMBER TORUNUNUN HÂTIRALARI
Tamer Kütükçü                              TÜRK MUSİKİSİ YOKSA ÖLÜYOR MU? İKİ ASIRLIK YALNIZLIK
Fırat Kızıltuğ                                 MUSİKİ DÜNYAMIZDAN HÂTIRALAR
Funda Özsoy Erdoğan                   BENİMLE YAŞIT BİR DERGİNİN YAZARI OLMAK
Ali Ayçil                                       DERGİLER CEPHEDEN ÇEKİLİYOR MU?
M. Orhan Okay                            MÜNİRE SULTAN SARAYI’NDA ÖĞRENCİ OLMAK
Âlim Kahraman                            ORHAN OKAY’LA FINDIKLI SARAYI’NDA
Birol Emil                                   "BÜYÜK TÜRKLER GALERİSİ"NDEN BİR PORTRE: MEHMET KAPLAN
Abdullah Uçman                          HAMDULLAH SUPHİ’Yİ DOĞUMUNUN 130. YILINDA ANIYORUZ TÜRK OCAKLARI’NIN EFSANEVÎ REİSİ
Konuşan: M. Selim Gökçe    
M. Uğur Derman:                       "ESKİ NESİLDEN HOCALAR AKADEMİ’DE AŞAĞILANIRDI."
Sezai Coşkun                            İMKÂN MI, OYUN MU? SON DÖNEM TÜRK ROMANI ÜZERİNE
Berna Uslu Kaya                        MAHŞER İÇİNDE MAHŞER PEYAMİ SAFA’NIN MAHŞER ROMANI YAHUT MİLLİ MECZUP NİHAT
Said Coşar                                KURBAĞANIN MACERALARI KARİKATÜRİSTLERE GÖRE AHMET HÂŞİM
Peyami Safa                             AHMET HÂŞİM
Nâzım H. Polat                         ÖMER SEYFETTİN ASKERLİKTEN NASIL AYRILDI?
Talip Mert                                 NECİP FÂZIL’A İSMİ VERİLEN BÜYÜK DEDE KISAKÜREKZADE AHMED NECİB EFENDİ
M. Kayahan Özgül                    KİTABIN ALIN YAZISI
Mehmet Aycı                            DAMDAKİ DİLENCİ
Mehmet Güntekin                      DEVLET KENDİ MUSİKİSİNİ TANIYALI KIRK YIL OLDU
Konuşan: Sadık Kutalmış    
Dr. Aydın Karlıbel:                    "YAHYA KEMAL’İN MANEVİ HUZURUNDA İCAZET DİLEDİM."
İhsan Kabil                               MİLLİ-BEYAZ SİNEMA SONRASI
Türk Edebiyatı                          KIRKAMBAR
Hazırlayan: Atilla Ceylan           İNDEKS (384-500)

ŞİİRLER:
---------
Rasim Demirtaş                    AĞUSTOS GÜNEŞİ
Mehmet Baş                        MUM
Abdurrahman Hancıoğlu        NAR
Safvet-Beg Basagic 
(Türkçesi: Sibel Bayram)      BOŞNAK NEDİR? / SENSİN CANIM (Boşnak Şiirinden)
Nedzad İbrişimoviç              BİR VARMIŞ
Cengizhan Orakçı                İÇİMDEKİ KAPALI ÇARŞI
Hüseyin Çolak                     GİDİŞİNE AĞIT
Cafer Keklikçi                     ÖLÜYE TİRAT

     Abone olmayanlar dergiyi D&R ve NT mağazalarından ve "http://www.kitapyurdu.com" internet sitesinden temin edebilirler.