Özbekistan'da 29 Mart 2015 günü halk oyuyla cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Dört partinin adaylarının yarıştığı seçime seçmenlerin katılım oranı yüzde 91'e ulaştı.

     Oy sayımları devam ederken herkes seçimin sonucunu tahmin ediyordu. 1989 yılından beri oyları alan Cumhurbaşkanı İslam Abduganiyeviç Kerimov bu seçimin de galibi olacaktı.
     Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında olduğu gibi Özbekistan'da da halkın ilk Cumhurbaşkanının sağlığında ona karşı bir adayı destekleme isteğinde olmadığı görülüyor. Kitle iletişim araçlarının devlet kontrolünde oluşu, yıllardan beri süre gelen hizmetler, bağımsızlığın kazanılması gibi seçimi etkileyecek her şey Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un seçileceğinin işaretiydi. Önceki seçimleri yüzde seksen sekiz oyla kazanan Kerimov bu kez de resmi olmayan sonuçlara göre yüzde doksandan fazla oyla Özbekistan Cumhurbaşkanı oldu.
     Özbekistan'ın bağımsızlığını kazanmasından bugüne kadar geçen zamanı Türkiye Cumhuriyetinin ilk on beş yılıyla karşılaştırcak olursak zamanın getirdiği değişiklikler dışında birçok şeyin aynı olduğunu görürüz. Ancak, Türkiye'nin Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda verdiği kayıpları Özbekistan ve diğer Türk cumhuriyetleri 20. asrın başından 1980'e kadar verdiler. Azerbaycan dışındakiler bağımsızlıklarını kan dökmeden kazandılar.
     Özbekistan'ı yedi yıl daha yönetcek olan İslam Kerimov, 30 Ocak 1938'de Semerkand'da doğdu. Fakir bir ailenin çocuğu olan Kerimov, Makine Mühendisliği ve İktisat okudu.1989 yılında Özbekistan SSC Komünist partisi 1. Sekreteri olarak idareyi ele aldı. 1991 yılında Glasnost ve Peresteroyka politikaları sonucu SSCB adı verilen Rus imparatorluğunun dağılmasında faydalanarak Özbekistan'ın bağımsızlığını ilan etti.
     Bağımsızlık döneminde özellikle Özbekistan'ın iç işlerine karışılmamasına özen gösterdi. Rus ordusu çekilince izin  verdiği ABD üssünü de kapattıktan sonra ülkesinde yabancı asker bulunmamasına özen gösterdi.
     Kerimov evli ve iki kız babasıdır. Aile fertlerinin ekonomik ve siyasi faaliyetleri yüzünden zaman zaman zor durumda kalsa da muhaliflere olduğu gibi onlara karşı da sert yüzünü gösterdi.
     Kerimov devrinin en önemli icraatları Özbek dilinin devlet dili olarak kabulü, bağımsızlık ilanı, Özbekistan'ın imarı ve tarihi eserlerin restorasyonları, Emir Timur ve Ali Şir Nevai gibi tarihi şahsiyetlerin halka yeniden tanıtılması, dış borçlanmadan mümkün olduğunca kaçınılması oldu.
     İslam Kerimov'un siyaset ve yönetim alanlarında yazılmış eserleri Özbekistan okullarında ders olarak okutuluyor. Bu eserlerden "Yenilmez Güç Yüksek Maneviyat" ve "Özbekistan Bağımsızlığa Erişmenin Eşiğinde", Kerimov'un siyasi görüşlerini ve hedeflerini anlatıyor. "Yenilmez Güç Yüksek Maneviyat", TİKA tarafından Türkçeye de çevrilerek yayımlandı.