Doğu Türkistan'da Çin zulmü hız kesmiyor. Dünyanın gözleri önünde bir toplum yok ediliyor. Çin’de 2013 yılında yaklaşık 2 bin 400 kişinin idam edildiği açıklandı. Bu sayının daha önceki yıllara göre daha düşük olduğu belirtiliyor. Açıklamayı ABD merkezli bir insan hakları kuruluşu yaptı. İdam cezası alanların tam sayısı ise bilinmiyor. Çin, gerçekleştirdiği bazı idamları açıklarken bazılarını devlet sırrı olarak saklıyor. Bu yüzden 2013 yılında bilinen 2 bin 400 kişinin dışında da idam edilenlerin olabileceği ifade ediliyor.

     Çin işgal altındaki Doğu Türkistan’ın Kaşgar Vilayetine bağlı Maralbaşı ilçesinde çıkan olaylarda toplam 22 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
     İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin Çince Sitesinde yer alan bilgilere göre; geçen 12 Ekim Pazar günü Maralbaşı İlçe merkezinde etnik Çinli göçmenlere karşı Halkın Fedai adını verdiği Direniş guruplarına bağlı militanlarca bıçaklı saldırı düzenlendiği bildirildi. Fedai’lerin Motosikletli olduğu ve kesici aletler ve patlayıcı maddeleri kullanarak saldırıları gerçekleştirdiği belirtildi. Tarım ürünlerinin ve satıcıların çoğunluğunun etnik göçmen Çinlilerin oluşturduğu Pazar yerindeki devriye görevini yapan Çin polisleri ile pazarcı Çinlilere yapılan saldırılarda bir kısmı polis olmak üzere toplam 18 Çinli göçmen’in hayatını kaybettiği, olayı gerçekleştiren Fedailerden 4 kişinin olay yerine takviye olarak gelen kalabalık Çin işgal polislerince yargısız infaz yapılarak öldürüldüğü açıklandı.
     Saldırıdan sonra Binguen’e ait Tumşuk şehrinde 1. derece sıkıyönetim ilan edildiği bildirildi. Saldırıyı gerçekleştiren Fedailerin Maralbaşı’nın Aksakmaral Köyünden ve yaşlarının de 25-30 arasında olduğu belirtildi. Ancak, olayın nedenleri ile saldırıyı düzenleyenlerin sayısı hakkında bilgi verilmedi. Çatışmalarda onlarca kişinin yaralandığı de belirtildi.
     Aradan bir hafta geçmiş olmasına rağmen, Çin yönetimi bu konuda şimdiye kadar her hangi bir açıklama veya resmi bir bilgilendirme de yapmış değil. Ancak,geçen haftanın başlarında,diaspora’da yaşayan Çinli muhaliflere ait Buxun İnternet sitesi Maralbaşı ilçesine bağlı Tumşuksaray kentinde nedeni tesbit edilemeyen şiddet olayları meydana geldiği bölgede sıkıyönetim ilan edildiği ve sokağa çıkma yasağının sürdüğü yolunda haberler geçmişti. İlçe merkezinde Pazar günü kurulan Pazar yerinde satıcıların çoğunluğunu Sözde Üretim ve İnşaat Ordusu(Bingtuen)’na bağlı etnik Çinliler oluşturuyor. Ekonomiye Uygurlardan gasbederek ele geçiren göçmen etnik göçmen Çinliler ile Müslüman Uygurlar arasında adaletsiz gelir paylaşımı ve etnik ayrımcılık huzursuzluğun temel kaynağı olarak yıllardır dile getirilmekte.
     Kaşgar’a bağlı Maralbaşı İlçesi Tarım Vadisinin orta batısında Tarım nehrinin en büyük kollarından biri olan Yarkent ırmağının suladığı verimli tarım arazilerinin bulunduğu bir kadim yerleşim yeridir. Komünist Çin’in Kurucusu ve ilk Başkanı Ma Ze Doung’un direktifi ile kurulan ve tamamı eski askerlerden oluşan sözde Üretim ve İnşa Ordusu’nun (Bingtüen’in) en büyük bir birliklerinden 51. Tugay burada konuşlanmış bulunuyor. Merkezi Çin yönetimine direkt bağlı olan bu devlet içindeki devlet, istediği topraklara ve yerli halkın elindeki verimli tarım arazilerine el koyabilme yetkisi ile donatılmıştır. Son yıllarda bölgede bulunan zengin doğalgaz rezervinin bölgenin en büyük rezervlerinden biri olduğu ve Altışehir olarak adlandırılan Tarım bölgesinin yıllarca enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu biliniyor. Bölgenin zengin yer altı kaynakları, madenler ve verimli tarım arazilerini ele geçiren bu Sömürge Ordusu bölgede kurduğu onlarca ağır sanayi komplekleri,Fabrikalar, işletmelerle bölgeyi sömürmeyi sürdürmektedir. Bölgenin gerçek sahibi ve tarihi sakinleri olan Müslüman Uygurların etnik Çinli göçmenlerin bulunduğu Bingtuen özel bölgelerine girmeleri, ticari faaliyette bulunmaları yasaklanmış durumda. Bu etnik ayırımcılık ve ekonomik dışlanmışlık, Müslüman Uygurlar ile etnik Çinli göçmenler arasında sürekli huzursuzlukların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Geçen yıl de Maralbaşı İlçesinde yine onlarca kişinin ölümü ile sonuçlanan etnik çatışmalar meydana gelmişti.
     Uygur aydınları da baskı altında tutan Çin yönetimi, bu yılın  Uygur öğretim görevlisi İlham Tohti'yi asılsız suçlamalarla cezaevine sokmuştu. "Ayrılıkçılığı ve etnik nefreti teşvik ettiği" gerekçesiyle tutuklanan Tohti, Beijing’deki evinden 2000 mil uzaktaki Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’deki bir cezaevine sevk edilmişti.
     Doğu Türkistan'da Çin zulmü 1949 yılında bu yana hız kesmeden devam ediyor.