Bir Ramazan Ayını daha geride bıraktık. Bu kutlu ayda insanlara elimizi, soframızı ve gönlümüzü açarak İslam ve insan kardeşliğini yaşadık. Ramazan Ayı tüm feyiz ve bereketiyle bizi sıkıca kucakladı, günaha ve yanlış işlere bulaştırdığımız ellerimizden tutarak bizi Rahman olan Allah’ın rahmet ve mağfiret dergâhına götürdü. Şimdi de aynı his ve heyecanla Ramazan Bayramını idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.   

     Ramazan Bayramı, milletçe birlik ve kardeşlik içinde bayramın coşkusunu yaşamak, sevinci ve kederi paylaşmak demektir. Öyleyse bu bayramda büyüklerimizi, annemizi, babamızı, yakınlarımızı, komşularımız ve dostlarımızı ziyaret edelim. Bencilliği, kin ve nefreti içimizden söküp atalım, dargınlıklara son verelim. Kendimiz için ne istiyorsak aynısını yanı başımızdaki kardeşimiz için de istemedikçe olgun mü’min olamayacağımızı bir kez daha hatırlayalım. Sadece yakınlarımızı, eş, dost ve arkadaşlarımızı değil, çocuk yuvalarında bayram sevinci yaşamayı bekleyen yavrularımızı, huzur evlerinde evlatlarının yolunu gözleyen yaşlılarımızı, türlü dert ve hastalıklarla mücadele eden kardeşlerimizi de ziyaret ederek bayramın sevinç ve mutluluğunu onlara da taşıyalım. 
     Zamanın getirdiği iletişim imkanlarıyla her şeyi çok iyi biliyorken bu Ramazanda da İsrail'in Filistinli masum insanları bombalamasına gözlerimizi; Kızıl Çin'in Uygur Türklerine oruç tutmayı yasaklaması, beylik evlatlarını kul, hanım kızlarını cariye gibi çalıştırması, istediğini idam etmesi sebebiyle gelen zayıf çığlıklara kulaklarımızı kapattık. Irak'ta olup bitenlerse bize çok "ırak"tı. Arakanlı Müslümanları ve Çeçen cihadını nasıl unuttuysak bunları da öyle unutacağımızı bütün dünyaya gösterdik. Gerçi sosyal medyada ve ortalık yerlerde Gazze için çok şeyler söyledik ama elimize bir balta alıp İsrail'in karşısına dikilerek "Ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik!" diyemedik. Bu tezahüratı futbol sahalarına sakladık.
     Bugün, gerek nice kötü emellerin ve çıkarların sonucu olarak bütün dünyayı tehdit eden terör ve savaşlar; gerekse ilahi nimetlerin, çevrenin ve kaynakların hoyratça kullanımı, mutlu bir şekilde yaşamamız için yaratılan cennet dünyamızı ve vatanımızı, yoksulluğun ve bunalımın hâkim olduğu, umut ve güvenin tükendiği mekanlara dönüştürdü. Yüce Rabbimizin verdiği nimet ve imkanları hak ve adaletle paylaşamadığımız için, O’nun insana özgü olarak yücelttiği insanlık onurunu yeterince koruyamadık. 
     Bu duygular içinde milletimizin, yurt dışındaki vatandaş ve soydaşlarımız ile İslâm âleminin Ramazan Bayramını kutluyor, Bayramın tüm insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.