Refik Halid Karay, Millî Mücadele karşısında aldığı yanlış tavır yüzünden Yüzellilikler listesine dâhil edilmiş ve 1938 yılında affedilinceye kadar çok sevdiği ülkesinden, doğup büyüdüğü İstanbul’dan uzakta, zor şartlarda yaşamıştı. Türkiye’ye döndükten sonra, kaleminden başka geçim vasıtası olmadığı için çok ve sürekli yazmak zorundaydı. Bu sebeple hiç boş durmadı; önemli romanların yanı sıra, gazete ve dergilerde hatıralarını ve okuyucularında tiryakilik yaratan kroniklerini yazdı. Eski gazete ve dergileri tarayan araştırmacılar, onun imzasıyla çok sık karşılaşırlar. Tuncay Birkan da merhumun İstanbul hakkında kitaplarına girmemiş yazılarıyla bazı seyahatlerinde edindiği izlenimleri anlattığı gezi yazılarını toplayıp bir araya getirerek kitaplaştırdı: Hep İstanbul ve Kırk Yıl Evvel Kırk Yıl Sonra Anadolu’da... Bu sayıda, söz konusu kitaplar için dikkate değer bir sunuş yazısı da yazan Tuncay Birkan’la M. Nâzım Turnagil’in yaptığı röportajı okuyacaksınız.

    
                                                                                 Hasbıhal

     Refik Halid Karay, Millî Mücadele karşısında aldığı yanlış tavır yüzünden Yüzellilikler listesine dâhil edilmiş ve 1938 yılında affedilinceye kadar çok sevdiği ülkesinden, doğup büyüdüğü İstanbul’dan uzakta, zor şartlarda yaşamıştı. Türkiye’ye döndükten sonra, kaleminden başka geçim vasıtası olmadığı için çok ve sürekli yazmak zorundaydı. Bu sebeple hiç boş durmadı; önemli romanların yanı sıra, gazete ve dergilerde hatıralarını ve okuyucularında tiryakilik yaratan kroniklerini yazdı. Eski gazete ve dergileri tarayan araştırmacılar, onun imzasıyla çok sık karşılaşırlar. Tuncay Birkan da merhumun İstanbul hakkında kitaplarına girmemiş yazılarıyla bazı seyahatlerinde edindiği izlenimleri anlattığı gezi yazılarını toplayıp bir araya getirerek kitaplaştırdı: Hep İstanbul ve Kırk Yıl Evvel Kırk Yıl Sonra Anadolu’da... Bu sayıda, söz konusu kitaplar için dikkate değer bir sunuş yazısı da yazan Tuncay Birkan’la M. Nâzım Turnagil’in yaptığı röportajı okuyacaksınız.
     Röportajımızı İmren Gece’nin “Ahmet Hâşim’in Dikkatlerden Kaçmış Bir Yazısı” başlıklı yazısı takip ediyor. Hâşim, İzzet Melih (Devrim)’in 1909 yılında bir Fransız Topluluğu tarafından Fransızca olarak sahnelenen Leyla adlı tek perdelik piyesinin hakkında bir eleştiri yazan Hüseyin Şükrü’ye cevap vererek yakın dostunu savunmaktadır. İbrahim Öztürkçü ise, İbnülemin Mahmud Kemal İnal’ın Bakırcılar’daki meşhur konağında pazartesi geceleri yapılan musiki toplantılarını anlatıyor. Bu yazının gelecek sayıda yayımlayacağımız ikinci bölümünde, bestekâr Zeki Arif Ataergin’in söz konusu toplantılarla ilgili hatıraları yer alacak.
     Bu sayıda şiirleri iki önemli hikâye takip ediyor: Hatice Bilen Buğra’nın “Kabul Günü” adlı hikâyesiyle Bahtiyar Aslan’ın “Vesait”i... Aslan’ın hikâyesi, aslında elinizdeki sayının dosya konusuna bir geçiş olarak okunabilir. Prof. Dr. Alaattin Karaca’nın katkılarıyla hazırladığımız dosyada ilgi çekici bir konuyu, trenleri, vapurları, kayıkları, tramvayları ve arabaları ele aldık. Dosyanın ilk yazısı A. Cüneyt Issı’nın imzasını taşıyor. “Sait Faik’in Hikâyelerinde Vapur ve Vapur Yolculuğu” başlıklı bu yazıda, Sait Faik’in vapurlu hikâyelerinde vapurun hem karakterler, hem de hikâye açısından neden önemli olduğunu ve hangi anlamları yüklendiğini belirlemeye çalışıyor. Ben de Necip Fâzıl’ın Babıâli ve O ve Ben adlı hatırat kitaplarıyla bazı gazete yazılarında vapurlar hakkında anlattıklarını bir araya getirerek Beylerbeyi ve Şirket-i Hayriye hatıralarını toparlamaya çalıştım.
     Prof. Dr. Namık Açıkgöz, “Mustafa Kutlu’nun Trenleri”ni yazdı. Kutlu için sadece trenlerin değil, istasyonların da önemli olduğunu anlatan Açıkgöz, yolcularıyla, karşılayan ve uğurlayanlarıyla, demiryolu çalışanlarıyla, yükleriyle çok zengin, ama çok firaklı mekânlar olan istasyonların Kutlu’nun hikâyelerinde önemli bir yer tuttuğunu söylüyor. Mehmet Aycı’dan bir demiryolu marşının bulunduğunu, bu marşın güftesi ve bestesiyle büyük bestekâr Sadettin Kaynak’a ait olduğunu öğreniyoruz. Ümral Deveci ise “İçinden Tren Geçen Türküler” başlıklı yazısında insanları ayıran veya kavuşturan kara trenler hakkında yakılmış türkülerden uzun uzadıya söz ediyor.
     Mert Öksüz, uzun girizgâhında edebiyatımızda yansımasını bulan “Araba Sevdası”nın mahiyetini anlattıktan sonra, Adalet Ağaoğlu’nun Tunç Okan tarafından sinemaya da uyarlanan Fikrimin İnce Gülü adlı romanının kahramanı Bayram’ın Mersedes’iyle ilişkisini ele aldı.
     Hakan Sevindik, bir zamanlar Boğaziçi’nde süzüm süzüm süzülen kayıkları ve bunların divan şiirindeki yansımalarını, Selçuk Karakılıç da “Edebiyatımızda Tramvay Maceraları”nı inceledi. Bu yazıya bağlı olarak sunduğum tramvay karikatürlerinin de ilginizi çekeceğini sanıyorum.
     Dosyanın son yazısı Onur Aykaç imzasını taşıyor: “Şaman’ın Öte Dünyaya Geçiş Vasıtası Olarak Kaz”. Mitolojide kutsallığın ve bilgeliğin simgesi olarak görülen ve şaman davulları üzerinde resmi bulunan kaz, kültürümüzde gerçekten geniş bir yer tutmaktadır.
     Bu sayımızın şairleri de şunlar: Cengizhan Orakçı, Suavi Kemal Yazgıç, Abdurrahman Şimşek, Cevdet Karal, Özcan Ünlü, İsmail Aykanat, Feyzullah Aslan, Samet Altıntaş, Süleyman Aydemir, Yalçın Ülker, Mehmet Baş ve Muhammed Mücahit Yılmaz.
     Kırkambar’ımız ise her zaman olduğu gibi dopdolu.
     Daha güzel sayılarda buluşmak üzere, muhabbetle...

NOT: Dergimizi, NT ve D&R mağazalarıyla “kitapyurdu. com” başta olmak üzere belli başlı internet kitapçılarından edinebilirsiniz. D&R’da yoksa, talep etmeniz hâlinde getirteceklerdir.
                                                                                                                                                 Beşir Ayvazoğlu

YAZILAR
Beşir Ayvazoğlu  HASBIHAL
Konuşan: M. Nâzım Turnagil  “REFİK HALİD’İN HAKKI YENMİŞSE BUNDA KENDİSİNİN DE PAYI VAR”
Refik Halid Karay  HEP İSTANBUL’DAN TRAMVAY İŞLETME İNADI
İmren Gece  AHMET HÂŞİM’İN DİKKATLERDEN KAÇMIŞ BİR YAZISI
İbrahim Öztürkçü  DÂRÜLKEMÂL’DE MUSİKİ GECELERİ - I
Hatice Bilen Buğra  KABUL GÜNÜ (hikâye)
Bahtiyar Aslan  VESAİT (hikâye)
Ahmet Cüneyt Issı  SAİT FAİK’İN HİKÂYELERİNDE VAPUR VE VAPUR YOLCULUĞU
Beşir Ayvazoğlu  “KUZUM KAPTAN, BİR DÜDÜK ÖTTÜR!” NECİP FÂZIL’IN ŞİRKET-İ HAYRİYE HATIRALARI
Namık Açıkgöz  MUSTAFA KUTLU’NUN TRENLERİ
Mehmet Aycı  NOTALAR VAGON MU NE?
Ümral Deveci  İÇİNDEN TREN GEÇEN TÜRKÜLER
Mert Öksöz  MERCEDES SEVDASI
Hakan Sevindik  BOĞAZİÇİ, KAYIKLAR VE ŞAİR
Selçuk Karakılıç  EDEBİYATIMIZDA TRAMVAY MACERALARI
Onur Aykaç  ŞAMAN’IN ÖTE DÜNYAYA GEÇİŞ VASITASI: KAZ
   KIRKAMBAR

 

ŞİİRLER
Cengizhan Orakçı  BİR SES İÇİN SÖZLER (şiir)
Suavi Kemal Yazgıç  BİR RUH MACERASI (şiir)
Abdurrahman Şimşek  PUSULA (şiir)
Cevdet Karal  NE ALIRLAR (şiir)
Özcan Ünlü  DEVR-İ ABSÜRD (şiir)
İsmail Aykanat  ŞAİR VE MÜTEŞAİR (şiir)
Feyzullah Aslan  YAĞMURDAN (şiir)
Samet Altıntaş  RÜZGÂR KIRINTISI (şiir)
Süleyman Aydemir  MARAŞTAN SONSUZLUĞA BİR NAZAR (şiir)
Yalçın Ülker  BİDAT (şiir)
Mehmet Baş  GÖKYÜZÜ ŞARKILARI (şiir)
Muhammed Mücahit Yılmaz  ÖLÜM ÇEŞMESİ (şiir)