Gazimağusa kentinde düzenlenen KKTC Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Eğitim Şura’sında bir dizi karar alındı. Komisyon ayrıca, din derslerinin zorunlu olmaması, seçmeli dersler arasında yer almasını istedi. Şura’nın dil eğitim komisyonu ise Kıbrıs’ta devam eden müzakereler çerçevesinde federal çözümü katkı koymak amacıyla Yunanca’nın ivedilikle zorunlu yabancı dil olarak ders programlarına dahil edilmesi, Türkçe’nin de aynı şekilde Güney Kıbrıs’ta eş zamanlı olarak öğretilmesi için temaslar yapılması, Türkçe, Yunanca ve İngilizce’nin resmi dil ilan edilmesini tavsiye etti.

     Rum Eğitim Bakanı Kostas Kadis, KKTC’deki 5. Milli Eğitim Şurası’nda alınan “Yunan dilinin KKTC’deki okullarda zorunlu ders haline getirilmesi” yönündeki tavsiye kararını “olumlu bir gelişme” olarak nitelendirdi.
     Haravgi gazetesinin haberine göre Kadis, iki toplumu yakınlaştıracak tedbirler alınmasına katkı yapmaya hazır olduğunu dile getirerek, Türk dilinin de güneydeki okullarda okutulması için Rum Hükümeti’nin karar alması gerektiğini söyledi.
     Kadis, bu konunun siyasi rengi bulunan bir tedbir olduğunu ve farklı boyutları bulunduğunu, bu boyutların da araştırılması gerektiğini kaydetti.
     Habere göre Rum İlkokul Öğretmenleri Sendikası (POED) ise Kıbrıs Türk tarafıyla köprü inşa etmek gerektiğini ve Rum Eğitim Bakanlığı’nın, liselerde Türkçe dersi okutulması için gerekli imkanlara sahip olduğunu belirtti.
     POED, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile iyi ilişkilerine de işaret ederek, yine de bu konunun siyasi bir konu olduğunu kaydetti.
     Öte yandan Rum Eğitim Eski Bakanı Andreas Dimitriu da, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin kuruluşundan itibaren, okullarında hem Türk, hem Yunan dili okutulması gerektiğinin altını çizdi.
     Dimitriu, Yunan dilinin Kıbrıs Türk okullarında okutulması kararını “taklit etmeleri gerektiğini” söyledi.

                                     Bakandan Şura Kararlarına Tepki

     KKTC Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu 5. Milli Eğitim Şurası kararları tartışmalarını yorumladı.
     Ülke çağında geniş yankı uyandıran 5. Milli Eğitim Şurası kararları Ada TV’de yayınlanan Öğlen Ajansı programında masaya yatırıldı. Programa konuk olan Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu şurada alınan kararların tavsiye niteliğinde olduğunu belirtirken, ‘Andımızın kaldırılması’ ve ‘İlahiyat Koleji’nin kapatılması’ kararlarını dikkate almayacaklarını söyledi.
     Bazı kararlar üzerindeki tartışmaların şuranın önüne geçmesine izin vermeyeceklerini belirten Bakan Arabacıoğlu, eğitim üzerinden politika yapılmaması gerektiğini söyledi.
     Milli Eğitim Şurası tavsiye kararlarının Bakanlar Kurulu’na sunulacağını belirten Mustafa Arabacıoğlu, öte yandan hangi kararların uygulanacağının ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın uhdesinde olduğunu belirtti.
     Şura kararları arasında en çok tartışılan ‘Öğrenci Andı’ ve İlahiyat Kolejinin Kapatılması” kararlarının Bakanlık olarak dikkate alınmayacağının altını çizen Mustafa Arabacıoğlu, bu tartışmaların şurayı gölgelemesine ise taraf olmayacağını söyledi. Arabacıoğlu, ‘‘Bu bizim tartışma konumuz değil. Tartışarak eğitim şurasını gölgelemeye çalışanlar olursa buna fırsat vermeyeceğim. Eğitimde tek sorun bu değil.” dedi.
     İlahiyat Koleji’nin kapatılması kararına sıcak bakmadığını belirten Bakan Arabacıoğlu, bu kolejin Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetiminde faaliyetlerine devam etmesinde bir sakınca görmediğini ifade etti.
     Mustafa Arabacıoğlu şunları söyledi: "İlahiyat Koleji’nin kapatılması olayına ben sıcak bakmadığımı belirttim. Çünkü halen bu okula devam eden 400 öğrencimiz vardır. Bir kolejde bir de ilahiyat bölümü vardır. Bu yıl itibari ile kolej giriş sınavı kapsamında sınava giren öğrenciler arasından kolej kısmına 120 öğrenci alacağız. Oradaki müfredat kolej müfredatının aynısıdır. Yalnız oradaki müfredatta Arapça, din ve Kur’an bilgisi dersleri de vardır. Kolej müfredatından tek farkı bu. 600’e yakın öğrenci orada okurken ben buna gerek duymam diye kapatma lüksüm yok. Öyle bir ihtiyaç varsa bu ihtiyacın Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde eğitim verilmesinde bir sakınca görmem."
     Arabacıoğlu, eğitim şurasını neden terk ettiğini ise şu sözlerle anlattı: "Rahatsız oldum ve salonu o yönden terk ettim. Başka bir konu yokmuş gibi bu konun gündeme getirilmesi beni rahatsız etti. Onu belirteyim."
     Öğrenci Andı'nın çok kültürlülüğe aykırı olduğu eleştirilerine cevap veren Arabacıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Türk olmaktan mutlu ve gururluyum bu benim kimliğimin bir parçası. Barışın önünde Türklüğüm bir engel değil. Bu adada bizim varoluşumuzun bir nedeni bizim Türklüğümüzdür. Her ulusun bir kimliği vardır."
     Bakan Arabacıoğlu, çok dilli eğitim sistemine ise şu sözlerle destek belirtti: "‘‘Yunancanın Milli Eğitim Bakanı olarak okutulmasında bir sakınca görmüyorum. Rumların lisanını bilmek bizim için bir avantajdır. Aynı durum Rumlar içinde geçerli iki toplum açısından da hem artı olacaktır. Hem de iki toplumun anlaşması açısından olumlu olacaktır."
     Tarih Kitaplarının yeniden gözden geçirilmesiyle ilgili konuşan Arabacıoğlu, bu konuda oldukça hassas davranılacağını belirtti.
     Arabacıoğlu şöyle dedi: "Tarih kitaplarımızın içeriğinin nasıl olacağı bilirkişiler tarafından şekillenecektir. Ancak bu konuda hassas olacağımızı belirteyim. Günün sonunda yapılan müfredat hazırlığını, Bakanlığa bağlı Talim Terbiye dairesinin onayı da gerekir. Bir kitap yazıldı, bu kitap basıldı, verildi, okutulacak diye bir kural yok. Bizim milli eğitim müfredatımıza uygunluğu onaylandıktan sonra müfredat kapsamına girer."

Kaynaklar:

Mustafa Malkoç

http://www.kibrispostasi.com/

http://www.kibrisgazetesi.com