Türklerin ve İranlıların yüzyıllardan bu yana bayram olarak kutladıkları Nevruz bu yıl yeni bir hüviyet kazandı. Türkiye’de 1990’lı yıllar boyunca bölücü şiddetin eylem günü haline gelen, Orta Asya ve Azerbaycan’da ise coşkuyla kutlanan bu bayram günü Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Nevruz Bayramı olarak kabul edildi.

     Türk dünyasında nevruz şenlikleri çoktan başladı. Azerbaycan'da, baharın habercisi Nevruz Bayramı'nın sembolü olan "toprak çarşambası" kutlandı. Azerbaycan halkı genç, ihtiyar, kadın, erkek, yaşlı ve gençleriyle adet ve geleneklerinde yer alan dört çarşambanın sonuncusu olan ve Anadolu'daki cemre inanışına benzer özellikler taşıyan "toprak çarşambası" nedeniyle 19 Mart günü mahallelerde yakılan ateşlerin etrafında toplandı. Ülkede en önemli bayram olarak kabul edilen Nevruz kutlaması için ateş etrafına toplanan devlet görevlileri, öğretmenle, öğrenciler ve halk şarkılar söyleyerek eğlendi.  Milli dansların yapılığı eğlenceler, ateşin üzerinden atlamayla son buldu.

     Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mehriban Aliyeva, milletvekilleri, bakanlar, ülkedeki yabancı misyon şefleri, üst düzey bürokratlar ve vatandaşlar katıldı. Tarihi Kız Kalesi’nin önündeki meydanda başlayan kutlamalar Sahil Parkı boyunca devam etti. Tören alanına eşiyle birlikte gelen Aliyev’e Nevruz geleneği olan içinde çerez ve yiyeceklerin bulunduğu tepsi sunuldu. Cumhurbaşkanı Aliyev, daha sonra Nevruz ateşini tutuşturarak, törenin resmi bölümünün yapılacağı alana geçti. Aliyev burada yaptığı konuşmada Azerbaycan halkının ve tüm Türk dünyasının Nevruz Bayramı’nı kutladı.
     Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te de 19 Mart günü bazı cadde ve sokaklar kutlamalar için trafiğe kapatıldı. Ali Şir Nevai parkındaki kutlamalarda Cumhurbaşkanı İslam Kerimov halka hitap ederek bayramlarını kutladı.  Kerimov konuşmasında Nevruz bayramının öneminden bahsetti ve halka sağlam aile bağlarının ve yeni neslin sağlıklı yetiştirilmesinin önemini hatırlattı. Taşkent'teki Ali Şir Nevai Milli Parkı'nda, devlet erkanı, yabancı misyon şefleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı bayram töreni düzenlendi. Başbakan Şevket Mirziyayev ve diğer kabine üyelerinin de yer aldığı törende, Cumhurbaşkanı İslam Kerimov konuşma yaptı. Kerimov, Özbek halkının nevruzu her zaman büyük bir sevinç ve coşku ile karşıladığını kaydederek, halk tarafından en eski ve gerçek milli bayram olarak anılmasının derin bir anlam taşıdığını ifade etti. Nevruz Bayramının yüzyıllardan bu yana kutlandığını hatırlatan Kerimov, nevruzun doğanın uyanması olduğunu ifade etti. Kerimov, Nevruz Bayramının ulusal değerler, gelenek ve göreneklerle iç içe olan, en eski bayram olduğunu ifade ederek, bu günde kavga edenlerin barıştığını, hastaların ziyaret edildiğini, fakir ve yetimlere yardım eli uzatıldığını belirtti. Özbek halkının, kendi topraklarında, komşularında ve tüm dünyada barış ve huzurun olmasını istediğini kaydeden Kerimov, çeşitli bölgelerde devam eden anlaşmazlıkların güç kullanmadan, barışçıl yolla ve siyasi müzakerelerle çözülmesini istediğini vurguladı. Kerimov, kutlamalarının yapıldığı alana adını veren Alişir Nevai'nin şiirlerindeki gibi "Her gününüz nevruz olsun" temennisinde bulunarak, halkın bayramını kutladı. Ali Şir Nevai Parkında yapılan kutlamalara halk yoğun ilgi gösterirken, cadde ve sokaklarda halka Özbek pilavı ve sadece Nevruz günlerinde, çimlenmiş buğday özünden, şeker katılmadan yapılan, şifa kaynağı "sümelek" ikram edildi.


     Sovyetler Birliği son yıllarında Stalin dönemini hatırlatan baskı uygulamalarına girmiş ve dini bayramlarla birlikte Nevruz kutlamalarını da yasaklamıştı. O yıllarda çeşitli vesilelerle resmi görevli olarak Özbekistan’ın çeşitli yerlerine seyahat eden, halkla yüz yüze gelen aydınlara bu yasaklar soruluyor ve aydınlar da Rus işgali ile başlayan ve 1938 yılında zirveye çıkan aydın katliamını ve sürgünleri düşünerek cevap veremedikleri bu hususta yazar Ötkir Haşimov’un bir anısını sayfalarımıza almak istedik:
     Ötkir Haşimov ve Said Ahmed gazeteci ve yazar olarak yurt seyahatindeyken gençler iki meşhur yazarı dinlemek üzere toplanırlar. Ateşli gençler komünizmin yasaklarına aldırmadan açık seçik sorular sorarlar ama yazarlar cevap vermeğe cesaret edemezler.  Söz konusu toplantıda aynı soruların sorulacağını hisseden Said Ahmed ilk söz hakkını Ötkir Haşimov’a verir. Gençler yazarın sözlerini dinler ve malum soruları sorarlar. Haşimov bu sorunun cevabını Said Ahmed’in verebileceğini söyleyip kurtulur. Söz sırası gelen Said Ahmed de gençlere hitap eder ve aynı sorulara muhatap olur. Cevaben Ötkir Haşimov’un cevap veremediği soruya kendisinin de veremeyeceğini belirtirse de gençler işin peşini bırakmayınca onlara bu sorunun cevabını iki yıl sonra vereceğini söyler. İki yıl sonra Özbekistan bağımsızlığı ilan etmiş ve hem dini bayramları hem de Nevruz bayramını kutlama yasağı kalkmıştı.

     Türkiye'de ise nevruz bölücü örgütlerin gövde gösterisi olmaya devam ediyor. Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarına BDP'liler katılırken İmralı'da mahkum olan PKK lideri Öcalan'ın mektubu da okundu.