1998’de Mesut Yılmaz döneminde Çin ve Doğu Türkistan ile ilgili gizli bir genelge yayınlandığı ortaya çıktı. Çin’in Türkiye’de sürgünde bir Doğu Türkistan hükümeti kurulmasını istemediğinin vurgulandığı genelgeyle, Rabiya Kadir gibi Uygur Türkü liderlerinin faaliyetleri kısıtlanıyor, gösterilerde Çin bayraklarının yakılmasının engellenmesi isteniyor
     23 Aralık 1998 tarihinde dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz imzası ile yayınlanan Başbakanlık Genelgesi’yle Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar’ın faaliyetlerine kısıtlama getirildiği ortaya çıktı. 1997 şubatında Doğu Türkistanlılar hükümete karşı ayaklanınca Çin protestoları kanlı bir şekilde bastırmıştı. O dönem Türkiye’de yine Çin’e karşı protestolar yapılıyor, Çin bayrakları yakılıyordu. Bundan rahatsız olan Çin, Türkiye’de sürgünde Doğu Türkistan hükümeti kurulacağı duyumlarını da alınca Ankara’yı uyardı.
     Uygur Türkü olan Hacettepe Tarih Bölümü Doç. Dr. Erkin Ekrem genelgenin yayınlanma sürecini şöyle anlattı: ”1998 haziranında başbakan yardımcısı Bülent Ecevit, Çin’e gitti. Çinliler, Doğu Türkistan konusunda ’hassasız’ mesajı verdi. Ardından da genelge yayınlandı. Genelge, Türkiye’de faaliyet gösteren Doğu Türkistanlı muhaliflerin hareketlerini kısıtlandı. Birçok muhalif Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı.”
     Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hasan Köni de, Türkiye’nin Çin’in gücünden çekinmiş olabileceğini söyledi: “ANAP-DSP koalisyonu Çin’i karşılarına almaktan çekiniyordu. Koalisyon, Türkiye’nin kendi şartlarını da düşünerek bu şekilde hareket etmiş olabilir. Çin’in gücünden çekinmiş olabilirler.”
     14 yıldır Almanya’da yaşayan ve Türkiye’ye girişi yasak olan Uygur Kongresi Genel Sekreteri Dolkun İsa’ya ulaştık. İsa, “Genelge beni ve Uygur Türkleri’ni derinden yaraladı. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde bir toplantı düzenleyecektik. İzin verilmedi. Konferansa üç gün kala Çin elçisi okulla görüşmüş. O görüşmenin ardından toplantı iptal edildi.”
     Erdoğan’ın “BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak Şincan’da yaşananların BM gündemine alınmasını istiyoruz” açıklamasına Çin’den ilk resmi tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Qin Gang, olayların “Çin’in içişleri” olduğunu belirterek bu konunun BM Güvenlik Konseyinde ele alınması için neden bulunmadığını söyledi. Nükleer silah sahibi olan Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip daimi üyesi olduğu için hangi konunun gündeme alınacağını belirleme hakkına sahip.

İŞTE O GENELGE:

Gösterilere bakanlar katılmasın Çin bayrakları yakılmasın
İşte 1998 yılında 1998/36 numaralı ‘gizli’ kaydıyla yayınlanan genelgeden çarpıcı bölümler:
* Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti’ni (ÇHC), Çin’in tek hukukî temsilcisi olarak 5 Ağustos 1971’de tanımıştır. Şincan-Uygur Özerk Bölgesi’nden göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın faaliyetleri Türkiye ile ÇHC siyasi ilişkilerinde hassas bir noktayı oluşturmaktadır.
* Doğu Türkistan vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde kalması önem arz etmektedir.
* BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ve 1 milyar nüfusu ve rekor düzeydeki kalkınma hızıyla Türkiye için büyük bir potansiyel pazar teşkil eden ÇHC ile siyasî ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda hızlı bir gelişme göstermektedir.
* Anılan vakıf ve derneklerce düzenlenecek toplantılara bakanlarımız dahil kamu görevlilerimizin katılmamaları ve kutlama mesajları göndermemeleri...
* Toplantılarda Doğu Türkistan bayrağı ve ÇHC’ni rencide eden pankartlar kullanılmaması.
* Çin misyonları önünde Çin bayrağının yakılmasının ve Çin’i rencide edici pankartların kullanılmasının engellenmesi. Yukarıda belirtilen hususlara uyulması hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Mesut YILMAZ
Başbakan

http://haber.gazetevatan.com/Haber/247992/1/Gundem