Türk Ocakları Genel Merkezince Cumhurbaşkanlığı himayesinde 3 Ekim Türk Günü dolayısıyla İpek Yolunda Türk Dünyası Ortak Kültür Mirası Bilgi Şöleni Sempozyumu düzenlendi.

     Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri İsen, bu günün Türk dünyası için önemine işaret etti. Daha çok gelişmiş ülkelerde bu tarz günlerin olduğunu belirten İsen, devletlerin işin mevzuatıyla ilgili boyutunu çözdüğünü, sivil toplum kuruşların ise daha geniş kitlelerin bilgilendirilmesi için önemli roller üstlendiğini dile getirdi.
     Türk Ocaklarına katkılarından dolayı teşekkür eden İsen, "Gelecek sene Türk liderlerinin zirve konusu, 'Türk dünyasının turizm problemleri olabilir" dedi.
     İsen, dünyanın bu yıl asrın olayı sayılabilecek çok önemli bir gelişmeye tanık olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
     "Önümüzdeki günlerde 29 Ekim'de Marmaray açılacak. Marmaray ile aslında Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun da açılması bekleniyordu, planlanan oydu ve bununla birlikte Pekin'den kalkan bir tren herhangi bir kesintiye uğramadan Londra'ya kadar gidebilecek bir imkan elde ediyordu. Bu 1 yıl gecikmeyle olacak. Mesela geçtiğimiz bir yıl içinde Kazakistan'da bin kilometrenin üstünde demiryolu inşa edilmiştir. Yani Orta Asya'ya çok önemli yol yatırımları var. Bunun arkasında ticaret var, sanayi var, kültür var, ulaşım ve başka türlü faaliyetler var."
     "Türk dünyası, dünyanın en önemli güçlerinden birisi"
     Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz ise Alparslan Türkeş'in katkılarıyla yapılan Türkçe Konuşan Devlet Başkanları Zirve Toplantılarının Türk dünyasının bir birini tanımasında büyük rolü olduğunu söyledi.
     Yaşanılan olumsuz olaylara rağmen iyi anlamda mesafe aldıklarını vurgulayan Öz, "3 Ekim 2009 Türk dünyası açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Daha önce kurulan bir takım kuruluşlarımız var. Bu gibi kuruluşlar tabii ki önemli katkılar verdiler ama Türk Konseyinin kuruluşunu bir dönüm noktası olarak değerlendiriyorum" ifadesini kullandı.
     İlki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Konseyi Zirvesinin sonuncusunun, 16 Ağustos'ta Azerbaycan'da yapıldığını hatırlatan Öz, "Orada sayın Cumhurbaşkanımız Türk dünyasının potansiyeline dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Gerçekten de Türk dünyası, bugün dünyanın en önemli güçlerinden birisi olma potansiyeline sahiptir. Kardeş devletlerin toplam gücü dünyada alan bakımından 7'nci, nüfus bakımından 9'uncu ve toplam gelir bakımından 13'üncü sıradadır. Bu hakikaten önemli bir potansiyel olarak önümüzde durmaktadır" diye konuştu.
     "Türkiye, Türk dünyası ve Osmanlı hinterlandı ile ilişkilerini çok dengeli ve paralel bir şekilde yürütürse kendi barışı açısından, hem çevredeki barış açısından, hem de bütün insanlık açısından bu önemli sonuçlar doğuracaktır" diyen Öz, şunları kaydetti:
     "Türk Ocakları olarak biz bu bakımdan 3 Ekim Türk Günü'ne özen arz ediyoruz. Türk dünyasının dilde aynı zamanda gönülde, fikirde ve işte birliğini pekiştirecek çabaları gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Biz bir kültür ve fikir ocağı olarak buna tefekkür bazında tabii ki katkıda bulunuyoruz. Hem geçmişimiz hem bugünümüz burada değerlendirilecek hem de bir gelecek perspektifini ortaya koyarak geleceğe dönük projelerimizi tartışacağız. Biz Türk dünyasının ve İslam aleminin birliği, dirliği için kültürel manada bu çabaları sürdürmeye devam edeceğiz."


     Daha sonra söz alan TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Fırat Purtaş ise Türk Dünyası için çalışmalarda bulunan ilk kurum Türk Ocağıdır. Çalışmalarına aktif biçimde devam eden Türk Ocağı " İpek Yolu Bilgi Şöleni’yle bir çok bilim adamını bir araya getirerek önemli konuların çalışmasını hayata geçirmiştir. Bunun için teşekkür ediyoruz. Her kültür eşsiz ve benzersizdir. Toplumlara göre değişim gösterir. Bu canlı bir organizma gibidir. Gelişmek için beslenmeye ihtiyaç duyar. Bu yüzden başka kültürlerle alışveriş ederek kendisini büyütür ve besler. Dünyada içe dönük kapalı toplumların kültür açısından fazla gelişmediğini görmekteyiz. TÜRKSOY Kültürel Diplomasi alanında Avrasya’da yaşayan halkların kültür ve sanat alanında birleştiği yerdir. Bu önemli bir köprüdür. Çünkü Türk Dünyası kendi içinde çok renkli bir çeşitlilik barındırır. Türk Dünyası’nın değişik coğrafyalarda dağılmış bir halde bulunmasına karşın "İpek yolu” vasıtasıyla ortak kültürel değerlerimizin daha da gelişip kaynaşacağına inancımız tamdır. "İpek Yolu” Projesi Türk Dünyası’nın zenginleşmesi açısından bir kazançtır. Sovyetlerin dağılmasıyla ortaya çıkan Türk Cumhuriyetleriyle Türk Dünyası altın çağını yaşamaya başlamıştır. Türk Konseyinin kurulması ise Türk Birliğinin gerçekleşmesi adına çok önemlidir. Türk Ülkeleri arasındaki gelişmeyi ve beraberliği güçlendirmek adına Kardeş Belediyeler, ve öğrenci değişimleriyle aktif bir alışveriş sağlansa da hedeflerimize varmak için daha çok çalışmalı ve hedeflerimize daha da yaklaşmalıyız. Ortak tarih ve kültürümüz bunun böyle olmasını gerektirmektedir. Bu yolda atılacak adımların en önemlisiyse ulaşımdır. Arzu ettiğimiz gelişmeyi ulaşımın daha ileriye götüreceği kuşkusuzdur. Türk ülkeleri arasındaki ulaşım ağı bu yüzden büyük önem kazanmaktadır. Türk ülkelerinin birbirlerine karşı güven duyması da son derece önemli ve gerekli bir konudur. TÜRKSOY Yirmi yıldan bu yana kısıtlı imkanlarıyla bu güvenin inşasında görev yapmaktadır. Bu güne kadar yaptığı çalışmalarıyla buna büyük katkıda bulunmuştur, dedi.

Haber: Türk Ocağı