Haberler

Avrasya Yazarlar Birliği

░   Avrasya Yazarlar Birliği, Dede Korkut Hikayeleri’nin üçüncü el yazmasını bilim dünyasına kazandıran kütüphaneci Veli Muhammed Hoca’ya iftihar madalyası verdi.
     Ödül törenin de konuşan Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Dr. Yakup Ömeroğlu, “Ümit ediyoruz ki kültürümüzün yeni el yazmaları da bulunsun, tarihi köklerimiz yeşersin ve o kökler üzerinde yeni, büyük bir dünya kuralım”  ifadelerini kullandı.

░   "Kilis'te jandarmanın bir evde yaptığı aramada Ali Şir Nevai'ye ait piyasa değeri 100 bin dolar olduğu tahmin edilen 15'inci yüzyıldan kalma el yazması şiir kitabı ele geçirildi.

░   4. İzmir Edebiyat Festivali, 14 - 22 Haziran tarihleri arasında İzmirlileri Türkiye'den ve farklı ülkelerden önemli şair ve yazarlarla biraraya getiriyor. Bu yıl İtalya'dan, Macaristan'dan, Polonya'dan, Suriye'den ve Filistin'den konuklar var.

Çeçenistan Cumhurbaşkanının Oğlu Diriliş - Ertuğrul Dizisinde

░   Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan'ın lideri Kadirov'un oğlu Diriliş - Ertuğrul dizisinde oynadı.
     Rus yanlısı Kadirov’un oğluna rol verilmesi sosyal medyada tepkiye yol açtı. 

Dede Korkut
░   Türk edebiyatı tarihinin en büyük âlimi Prof. Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar." Dede Korkut Kitabının değerini ifade etmek için bundan daha güzel bir söz bulmak mümkün değildir. Gerçekten Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının en büyük abidelerinin Türk dilinin en güzel eserlerinin başında gelir demiştik haberimizde. Bundan yaklaşık bir ay önce müjdeli bir haber vermiştik:"Dede Korkut'un Üçüncü Nüshası ve On Üçüncü Hikayesi Bulundu: Türkistan Nüshası" başlıklı haberimizi ilmi bir toplantı sonucu yapılan yayınlara dayanarak vermiştik. (http://www.edebi.net/index.php/25-haberler/6172-dede-korkut-un-ucuncu-nushasi-ve-on-ucuncu-hikayesi-bulundu) Sosyal medyada yayılan bir iddiaya göre haber gerçek ama mahiyeti farklı. Yazma nüsha Kazakistan'da değil bugün İran sınırları içinde kalan Türkmensahra'da bulunmuş.
     "Dede Korkut Kitabının Üçüncü nüshasını gerçekten kim buldu?

Bir Kırık Segâh

░   Haldun Taner Öykü Ödülü’nün bu yılki sahibi Kâmil Erdem oldu. Kâmil Erdem, “Bir Kırık Segâh” kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü’ne layık görüldü.

Nohut Oda
░   Türk edebiyatında hikayenin önemli bir temsilcisi olan yazar Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl bir hikaye yazarına verilen ve Darüşşafaka Cemiyeti ile İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle düzenlenen Sait Faik Hikâye Armağanı’nın 65’incisi sahibini buldu. Melisa Kesmez, Nohut Oda adlı kitabıyla ödüle layık görüldü. 

Gül şehri

░   Gül şehri Isparta'nın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından III. Millî Kültür Şurası Eylem Planı kapsamında Okul öncesine yönelik yeni ve özgün metinler yazılmasına teşvik amacıyla “Gülşehri Masalları” başlıklı bir masal yarışması düzenlenecektir.

MEB

░   Millî Eğitim Bakanlığı ile TRT Genel Müdürlüğü tarafından haber sunucuları ile iş birliği yapılarak öğretmenlerin Türkçenin kullanımı ve diksiyon eğitimlerini içeren “Önce Türkçe” Projesi başlatıldı. Bakan Selçuk, projenin MEB Şura Salonu’nda haber sunucularının da katılımıyla düzenlenen tanıtım toplantısındaki konuşmasına, “Sözün ustaları burada. Her bir kelimeyi nasıl konuşacağım konusunda hiç bu kadar tedirgin olmamıştım.” diyerek başladı. Projenin adının “Önce Türkçe” olarak belirlenmesine ilişkin Bakan Selçuk, “Biz temenni makamı değiliz, biz ´keşke´ makamı değiliz, biz icraat makamıyız ve Türkçemizi korumak ve Türkçemize gereken saygıyı gösterme konusunda yapılması gereken ne varsa bunların hepsine adanmışlık seviyesinde bir yaklaşımımız var. ´Önce Türkçe´ derken bütün çocuklarımızdan, doğmamış çocuklarımızdan söz ettiğimizin farkındayız. Geçmişimizden, şimdimizden ve geleceğimizden söz ettiğimizin farkındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

░   “1927 yılı başında İstanbul Üniversitesinde “Umumî Türk Tarihi” kürsüsü açılıp hoca tayin edildiğimde, Türk tarihine ait ihtisas mevzularını son sömestirlere bırakıp, ilk 4 sömestiri bu tarihin ana çizgilerini göstermek işine tahsis etmiştim. Bunun da ilk iki sömestirinde 16. ncı asra kadarki devirleri, sonraki iki sömestirde de 16 - 20. nci asırları anlatıyordum. Böylece bu dersler, 1932 yılına kadar üç defa yapılmış oldu. Bunlarla muvazi olarak Türk illerinin tarihî coğrafyasına ve tarihte usul mevzuuna ait haftada birer saatlik derslerim vardı. Bu derslerim 1928 de eski harflerle taşbasması olarak kısmen basıldı. 1939 yılında bu kürsüyü ikinci defa işgal ettiğimde, aynı kurları devam ettirdim. Bu defa bu derslerin takrir notlan : “Umumî Türk Tarihine Medhal (Giriş)”  ve “Tarihte Usul”  isimleri altında bastırılmaya başlandı.”