Haberler

░   T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle sahnelenen “Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez” meddah oyunu Avrupa turuna Üsküp’ten başladı.

     Kıvanç Nalça tarafından Ordu Evi’nde sahnelenen oyuna Üsküp Yunus Emre Enstitüsü ve Uluslararası Balkan Üniversitesi katkı sundu.

     Yunus Emre’nin “Divan”ı ve menkıbelerinden hareketle Kıvanç Nalça tarafından hazırlanan dramatik meddah öyküsü, Esin Öner tarafından sahneye uyarlandı ve yönetildi. Oyunda; Yunus Emre’nin Moğol istilası altındaki Anadolu’da önce “Yoksul Yunus”, sonra “Derviş Yunus”, ardından “Yunus Emre” evresine geçerek yüzyıllar ötesine seslenen büyük bir şair ve mutasavvıf, yani “Bizim Yunus” olarak ortaya çıkışı anlatıldı. Yunus Emre’nin en güzel şiirlerine de yer verilen oyun, Makedonyalı seyircilerin büyük beğenisini topladı.

     Gösteriye, Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Şener Bilali, T.C. Maarif Vakfı Üsküp Müdürü Mustafa Dillioğlu, Türkoloji Bölümü akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gedizli ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Sait Kıymaz, Üsküp Türk Tiyatrosu eski müdürü Atilla Klinçe, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.



Kaynak: Üsküp YEE 

░   Azerbaycan'ın büyük şairi Genceli Nizami'nin "Hamse"si Özbekçeye çevirilerek Özbekistan'da yayımlandı.
     Taşkent’te bulunan Haydar Aliyev Kültür Merkezinin Müdürü Samir Abbasov’un GB News’e vermiş olduğu bilgiye göre, Özbekistan tarihinde bir ilk defa olarak, Azerbaycan'ın ünlü şairi Genceli Nizami’nin "Hamse" eseri Özbekçe'ye çevrildi.
     Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle yayınlanan "Hamse"nin Özbekistan Ali Şir Nevai Milli Kütüphanesinde tanıtımı gerçekleştirildi.     Özbekistan'ın başşehri Taşkent'teki Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği ve büyükelçilik bünyesinde bulunan Haydar Aliyev Azerbaycan Kültür Merkezi ile Özbek şair Cemal Kemal arasında Genceli Nizami'nin "Hamse"sini Özbekçeye çevirmek üzere sözleşme imzalandığını daha önce haber vermiştik.
     Klasik edebiyatımızda Mesnevî, kendi arasında kafiyeli beyitlerden oluşmuş bir nazım şeklidir (aa/bb/cc...). Beyit sayısı bakımından hiçbir sınırlama yoktur. Az sayıda olabileceği gibi on binlerce beyte kadar yazılabilir. Beyitler arasında kafiye, mevzu ve mana bakımından birlik ve bağlantı olması gerekmez. Gerek beyitler arasında kafiye bağlantısı bulunmaması gerek beyit sayısının sınırlı olmaması, şairlerin işledikleri konuyu istedikleri kadar genişletmelerine imkân sağlamış, bu yüzden de çok kullanılan bir nazım şekli olmuştur. 

░   Her yıl yarım milyon ziyaretçiye ulaşan Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 04-12 Kasım 2017 tarihleri arasında okurları, yurt içi ve yurt dışından pek çok değerli yazarla buluşturacak.
     Fuar 4 Kasım 2017 Cumartesi günü saat 10.00’da ziyaretçilere açıldı, 12 Kasım 2017 Pazar günü saat 19.00’da kapanacak.
     Okurlar, Avrupa'nın en büyük kitap fuarlarından biri olan Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'na ilk günden yoğun ilgi gösterdi. İstanbul'daki okulların düzenlediği etkinliklerin yanı sıra şehir dışından da çok sayıda kitapseverin ilk günden fuarı ziyaret ettiği görüldü.
     Kitap Fuarı'nın bu yılki Onur Konuğu ülkesi Kore... 'İpek Yolu'nun iki Ucu: Türkiye ve Kore' temasıyla fuarda birçok etkinlik düzenliyor. Kitapları Korece'den Türkçe'ye çevrilmiş ve çevrilmek üzere olan yazarlar, İstanbul Kitap Fuarı'nda okurlarıyla buluşacak. Etkinlikler kapsamında Gri Kardan Adam'ın yazarı Ch'oe Yun ve Kim Ae-ran, Martı Yayınları'ndan çıkan Başka Topraklarda Rüzgar Sert Eser'in yazarı Son Hong-gyu, Lee Seong-Bok, Chun Yang Hee ve Doğan Egmont Yayınları'ndan çıkan Gümüş Somon'un Büyük Yolculuğu'nun yazarı Ahn Do-hyun etkinliklerde; Erciyes Üniversitesi tarafından şiirleri Türkçe'ye çevrilen şairler Chun Yang-hee ve Lee Seong ise şiir dinletisinde Türkiye'den okurlarla buluşacak. Onur Konuğu Kore etkinlikleri kapsamında 4-7 Kasım tarihlerinde Kore ve Türkiye yayıncılarının katılımıyla Edebiyat, Çeviri, Telif Alışverişi, Çocuk ve Gençlik Yayıncılığı ve Karikatür Yayıncılığı üzerine yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirilecek.
     Fuar bu yıl da TÜYAP tarafından düzenlenen ve teması "Ütopya" olarak belirlenen ARTİST 2017 / 27. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştiriliyor. Öğrenci, öğretmen, emekli ve engellilere ücretsiz olan fuarın giriş fiyatı ise 5 TL. İstanbul Kitap Fuarı hafta sonu 10.00-20.00, hafta içi ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Fuar, son günü olan 12 Kasım Pazar günü saat 19.00'da kapanacak.
    Adres:
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi
Cumhuriyet Mah. Eski Hadımköy Yolu cad. No:9/1 Büyükçekmece / İSTANBUL

░   "Türk Edebiyatı Vakfı, 1972'de Ahmet Kabaklı tarafından çıkarılmaya başlanan ve o günden bu güne kadar her ay muntazaman yayınlanan Türk Edebiyatı dergisinin desteklenmesi ve edebiyatımızın önemli eserlerinin neşredilmesi için faaliyete geçirildi."
     "Günümüzde adını duyurmuş birçok şair, romancı, fikir ve bilim adamına Türk Edebiyatı dergisi rehberlik etti, onların seslerini duyurdu ve onları geniş kesimlere tanıttı."
     Bu sayıda "Masal Çağı", "Göç" (Sirkeciden Tren Gider) gibi güzel, samimi şiirlerin şairi Ali Akbaş'a vefa sayısı olmuş ve çok güzel olmuş. Derginin Kasım 2017 sayısı da Genel Yayın Yönetmeninin "Hasbıhal"i ile başlıyor:
     "Sevgili Türk Edebiyatı Okuyucuları,
     Türk şiirinin yaşayan en mümtaz isimlerinden biri olan Ali Akbaş 75 yaşında. Şairimize Allah’tan uzun ve bereketli bir ömür diliyoruz. Bu sayıyı ona hasrettik. Akbaş, elli yılı aşkın bir süredir yazarak, konuşarak ve insan yetiştirerek Türk şiirine hizmet ediyor. Vakur ama mağrur değil onun şiiri. Yerine göre haykıran, yerine göre inleyen çileli, dertli bir şiir. Akbaş’ın şiiri başta Türk dünyası olmak üzere bütün İslâm âlemi ve insanlığın dertleriyle dertlenen ve çocukları saçlarından öpen bir şiir. Akbaş, yazdıkları ve yaşattıklarıyla çok şeyi hak ediyor.
     Elinizdeki sayının hazırlanmasında Yakup Ömeroğlu’nun büyük emeği var. Bu sayının editörü o desem yeridir. Ömeroğlu’na dergimiz adına teşekkür ediyorum. Aslında her şeyi Ali Akbaş’tan gizli yürütecektik. Son günlere kadar da bunu başardık. Kendisiyle başka bir bahaneyle röportaj yaptık. Yakup Ömeroğlu, görsellerin büyük bir kısmını Akbaş’ın eşiyle, çocuklarıyla işbirliği yaparak temin etti. Ancak şaire hazırladığımız sürpriz, bu konudaki acemiliğimize kurban gitti.
     Özel sayıya Ali Akbaş’tan seçtiğimiz şiirlerle başladık. Şiirleri arkadaşımız A. Cihat Beritli’nin şairle yaptığı röportaj takip ediyor. Röportajı okurken, şairin yaşama ve yazma üslubunu bir arada tadacaksınız. Yaşadığı gibi yazdığından, yazdığı gibi yaşadığından olmalı. Özel sayının ilk yazısı Türkolojinin yaşayan en büyük isimlerinden birine, Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’a ait. Ercilasun, yazısında şairin Korkut Akbaş imzasıyla kaleme aldığı ilk şiirlerden son şiirlerine kadar genel ama son derece yetkin bir değerlendirme yapıyor. Bu değerlendirmeye hatıraların da eşlik etmesi yazıyı sıcacık, içten bir yazı haline getiriyor. Severek ve yaşayarak okuyacaksınız.
     İkinci yazı, başlığından da anlaşılacağı gibi aralarında uzun zamandan beri abi-kardeş ilişkisi olan Bayram Bilge Tokel’e ait. Kamuoyu, Tokel’i daha çok söylediği türkülerden ve sazından tanır. Kırk yılı aşkın bir dostluğun hikâyesi ve bu dostluktan Akbaş’ın şiirine açılan bir pencere. Tokel’in yazısını sızılı bir yazı takip ediyor. Nesrin T. Karaca, “Göygöl Şiirinde, Suyun ve Ali Akbaş’ın Belleğindeki Kadim Türk Tarihi” başlıklı yazısında şairin meşhur şiirini ele alıyor. Okurken, yazının bir yerlerine bir acının, bir sızının ama kadim bir sızının sindiğini hissedeceksiniz. Bu sızı, zannederim ta Dede Korkut’tan, o eski çağlardan kalan bir sızıdır.
     Akbaş, kuşların, çiçeklerin, börtü böceğin ve yıldızların da şairidir. Tabiatın bu zenginliklerini şiirlerine birer pırlanta gibi yerleştirir. Namık Açıkgöz, “Ali Akbaş’ın Şiirinde Şiir Başına Düşen Kuş Sayısı” başlıklı yazısında bu unsurlardan sadece birine yoğunlaşıyor. Yazının içinden serçe sesleri yükseliyor. Bu yazıyı bir alıntı takip ediyor. Kısacık bir yazısı var Akbaş’ın. 1982 Mayıs’ında Doğuş Edebiyat’ta yayınlanmış. “Söğüt ve Serçe” o günden beri Akbaş’ın poetikası gibi okunan bir metin.
     Şairin yakın dostlarından biri olduğunu bildiğim Hüseyin Özbay da “Millîden Evrensele Ali Akbaş” başlıklı yazısıyla bu sayıya katkı sağladı. Özbay’ın yazısı samimi, sohbet eder gibi sıcacık bir yazı. Yakup Ömeroğlu ise “Millet ve Medeniyetimizin İncileri ya da Ali Akbaş’ın Şiiri” başlıklı yazısında şairin söyleyişteki ustalığına ve şairin coğrafyasına dikkat çekiyor. Akbaş’ın şiirinin coğrafyasını beraber gezdiklerini biliyorum. Bu sayının diğer yazıları gibi bunda da yaşanmışlığı göreceksiniz.
     Fahri Kaplan ise şairin en hüzünlü şiirlerinden birine eğildi. “Hüzne Giden Trenler: Ali Akbaş’ın ‘Göç’ Şiiri” başlıklı yazıda Almanya’ya göçün buruk hikâyesi tarihe düşen anlamıyla birlikte ele alınıyor. Ben de “Ali Akbaş’ta Modernlik ve Gelenek” adlı yazımda şairin hem geleneksel hem de modern oluşunu temellendirmeye çalıştım. Özcan Ünlü, “Ali Akbaş’ın Mal Varlığı”nın, çiçeklerinin, kuşlarının, şiirlerinin envanterini çıkardı şiir gibi bir yazıyla.
     Akbaş’ın Kuş Sofrası adlı eserini Makedonca’ya çeviren Mariya Leontiç de “Ali Akbaş, Şiiri ve Ben” yazısıyla bu sayıda yer aldı. Onu Özbek şair Tahir Kahhar’ın “Sönmez Kor” ve Gagavuz Yeri’nden Todur Zanet’in “Ustalığı Gibi İtibarı Var, İtibarı Gibi Ustalığı” başlıklı yazılar takip ediyor. Bu üç yazı da yer yer yazarların kendi ağız/şive özelliklerini barındırıyor. Bu da yazılara ayrı bir güzellik katıyor. Bu bakımdan dokunmamayı tercih ettik.
     Sona doğru küçük bir albüm selamlayacak sizi.
     Kitaplık ve ajanda her zamanki gibi dopdolu.
     Yeni sayılarda buluşmak üzere…

Türk Edebiyatı Vakfı Çarşamba Sohbetleri 1978 yılından beri devam ediyor. Yaz ayları hariç, her hafta çarşamba günü önemli bir yazar, fikir, ilim veya sanat adamı dinleyicileriyle sohbet ediyor. İlk sohbet Celal Bayar tarafından yapıldı. Necip Fazıl, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Ayhan Songar gibi şahsiyetler bu konuşmalarda yer aldı. Çarşamba Sohbetleri şimdi de devam ediyor. Çarşamba Sohbetleri'nden bazıları kitaplaştırılmış bulunuyor.
Konuları ve konuklarıyla 2017 Kasım Ayı sohbet programı:

1 Kasım 2017 Çarşamba - Saat: 17.00

MANKURTLAŞMA
Prof. Dr. Ramazan Korkmaz - Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı
Saat: 19.00

SAZIN VE SÖZÜN İZİNDE (Fasıl ve Sohbet)
Yard. Doç. Dr. Bilen Işıktaş - İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ali Tan - İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Sami Dural - İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi

4 Kasım 2017 Cumartesi - Saat: 13.00
ÖMER LÜTFİ METE (Tedev Vefa Sohbetleri)
Mehmet Ali Bulut, Ahmet Tezcan, İsa Kocakaplan
Yöneten: İbrahim Öğütçü (İBB Kültür Daire Başkanlığı işbirliği ile)

8 Kasım 2017 Çarşamba - Saat: 17.00
OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ: DAVASI, MÜCADELESİ VE DERGİSİ
Ali Özcan - Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

15 Kasım 2017 Çarşamba - Saat: 17.00
VAKIF MEDENİYETİMİZ
Mürsel Sarı - İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü

22 Kasım 2017 Çarşamba - Saat: 17.00
KERKÜK BİR SONUÇ MU, BAŞLANGIÇ MI?
Yusuf Özhan - ES Medya Dijital Grup Genel Yayın Yönetmeni

29 Kasım 2017 Çarşamba - Saat: 17.00
BİR ‘YABANCI DİL’ OLARAK TÜRKÇE!
Prof. Dr. Ertan Gökmen - Ankara Üniversitesi TÖMER Müdürü

░   Gelecek yıl edebiyatın en çok yazılan türlerinden hikâyeye adanmış bir faaliyet var. İnönü Üniversitesi'nde düzenlenecek olan "Eğitimde Hikâyenin Gücü Sempozyumu" ile sağlıktan müziğe, dil eğitimden kişisel gelişime kadar birçok alanda hikâyenin nasıl kullanıldığını, ne kadar işe yaradığını bilim adamlarının tespitlerinden öğreneceğiz.

I. Eğitimde Hikâyenin Gücü Sempozyumu
28 Şubat 2018 , 08:00 – 17:00

Acilde hastalık öyküleri
Prof. Dr. Cuma Yıldırım

Dermotolojide hastalık öyüleri
Yrd. Doç. Dr. Atilla Özcan

Hastalık hikâyem
Prof. Dr. Yüksel Kablan

Her hastalık bir hikâyedir yarışmalarının öyküsü
Prof. Dr. Cengiz Yakıncı

Hikâyenin hikâyesi: Kadim’den postmodern’e insanın hikâye ihtiyacı
Doç. Dr. Ebru Burcu Yılmaz

İngilizce dil eğitiminde hikâyenin kullanımı
Salih Uyan

Müzik eğitiminde hikâyenin gücü
Prof. Dr. Cemal Yurga

Öyküleyici metinlerin ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisi
Kevser Akın

Okul öncesi dönemde hikâye anlatımı yönteminin çocuğun gelişimine etkileri
Okt. Gülseren Sağsöz

Sporcu yaşam öykülerinin sporcu eğitimi ve spor dalı seçimindeki etkisi
Prof. Dr. Cengiz Arslan

Türk hikayeciliğinde hekim ve hastalık
Uzm. Dr. Ümit Evran

Türk hikâyeciliğinde ilaç ve eczacılık
Doç. Dr. Halil Tekiner

Türkçe eğitiminde hikâyenin kullanımı
Yrd. Doç. Dr. Salim Durukoğlu

“Yaşatırken fark ettiren hikâyeler” Bir hikâye vardır bende, benden içeru
Doç. Dr. Sema Yılmaz

░   Kendi alanında öncü bir isim olan tiyatro sanatçısı Hasan Nail Canat, yakınlarının ve sevenlerinin katıldığı özel bir programla TYB İstanbul'da anıldı.
Tiyatro sanatını Müslüman camiaya daha da yaklaştıran ve birçok tiyatrocunun yetişmesini sağlayan sanatçı Hasan Nail Canat'ın vefatının 13. yılında, yakınlarının ve sevenlerinin katılımıyla Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi'nde anma toplantısı düzenlendi. Hem şahsiyeti hem de sanatı ile özel bir yeri olduğu ifade edilen Canat'ın, sanatındaki çığır açıcı yönler üzerinde duruldu.

░   "3 Ekim - Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü", Kazakistan'da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı.
     Kazakistan'ın Çimkent ve "2017 Türk Dünyası Kültür Başkenti Türkistan"da Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü'ne ithafen konserler düzenlendi. Türk dili konuşan ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını ve dostluğu geliştirmek, Türk kültürünü ve sanatını gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen etkinliklere, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Moğolistan, Tataristan (RF), Başkurdistan (RF), Saha-Yakut (RF), Tıva (RF) ve Kazakistan'dan çok sayıda sanatçı katıldı.
     TÜRKSOY'u Kazakistan Ülke Temsilcisi Askar Turganbayev'in temsil ettiği etkinliklerde, Kırgızistan'ın "Akak" grubu, Rusya Federasyonu ve Tıva Cumhuriyeti Halk Sanatçısı Ondar Mongun Ool, Türkiye'den halk müziği sanatçısı Cengiz Bütün ve müzisyen Hasan Kurtuluş Gözütok, Azerbaycan'ın "Mugam" grubu, Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan'dan Aydar Valeyev, Saha-Yakut'tan Juliana Krivoşapkina, Başkurdistandan "Beşparmak" grubu ve Kazakistan'dan katılan 10'dan fazla sanatçı ve müzik grubu, izleyicilere engin Türk coğrafyasının çeşitli köşelerinden müzik ziyafeti verdi.

░  Konya'nın yetiştirdiği önemli kültür adamlarından Feyzi Halıcı vefat etti. Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir süredir İstanbul'da tedavi gören Halıcı, 93 yaşında ebediyete irtihal etti. 
     Halıcı, Türk sanat müziği sanatçısı Ahmet Özhan tarafından yorumlanan ‘Günaydınım, Narçiçeğim, Sevdiğim’ şarkısının söz yazarıdır. Şair Behçet Kemal Çağlar ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da yakın arkadaşıydı. Yazdığı şiirinde sevgiliye, ‘Günaydınım, Narçiçeğim, Sevdiğim’ demişti. Bu muhteşem şarkının söz yazarı ünlü şair Feyzi Halıcı, 20 gündür yoğun bakımda tedavi görüyordu ve solunum yetmezliğinden dolayı 93 yaşında vefat etti.
     Mevlâ rahmet eyleye...

░   Üstad Necip Fazıl’ın manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri’ni 2017 yılında kazananlar açıklandı. Kültür Sanat dünyasında büyük yankı bulan ve bu yıl 4. sü açıklanan Necip Fazıl Ödülleri 6 ayrı dalda 7 kişiye verildi.
     Star Gazetesi’nde pek çok aday arasından ödül kazanan isimleri belirlemek için eleştirmen-yazar Beşir Ayvazoğlu, şair Osman Konuk, Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. M. Fatih Andı ve Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç’tan oluşan jüri heyeti bir araya geldi.
     Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle dördüncüsü verilen ödüllerde bu yıl geçen yıllardan farklı olarak yeni bir ödül dalı eklendi ve Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü olarak adlandırıldı.
     Modern Türk şiirinde ana akım içinde kalarak hem geleneksel hem modern şiir birikimine yaslanarak özgün bir eser ortaya koyması nedeniyle Necip Fazıl Şiir ödülüne Ahmet Murat, hikâyeciliği ve hikâyelerimiz üzerine yaptığı araştırmalardan dolayı Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülüne Necip Tosun, öykü dili denemeleriyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne Betül Nurata, hayata ve dünyaya şaşırtıcı aralıklardan bakış gibi nitelikleriyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne Emre Ergin, Kültür ve Edebiyat dünyamızda geçmişle bugünü buluşturan çalışmalarıyla Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülüne N. Ahmet Özalp, Bosna Hersek ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören aydınlardan biri olması dolayısıyla bu yıl ilki verilen Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülüne Cemalettin Latiç, eserleri ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk felsefe kültürüne ve düşünce hayatına önemli katkılar sunduğu için Necip Fazıl Saygı ödülüne Teoman Duralı seçildi.

Powered by OrdaSoft!